INKARA in English translation

you disbelieve
inkar ederseniz
nankörlük edersiniz
size okunuyor , resulü de aranızda peki , nasıl küfre
disbelief
inkarı
küfrü
kafirliğini
nankörlük etmek
into unbelievers
those
şu
olanlar
o kadar
edenler
deny
inkâr
mahrum
yalan
yalanlayan
reddet
nankörlük mü ediyorlar
unfaith
inkara
küfrü
infidels
kâfir
gavur

Examples of using Inkara in Turkish and their translations into English

{-}
  • Ecclesiastic category close
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Eğer inkara saparsanız, şüphesiz göklerde olanların ve yerde olanların tümü Allahındır.
And if ye disbelieve, then verily Allah's is whatsoever is in the heavens
Eğer inkara saparsanız, şüphesiz göklerde olanların
And if you deny the truth, know that to God belongs all that the heavens
Ayetlerimize karşı inkara sapanları şüphesiz ateşe sokacağız.
Surely We shall cast those who reject Our signs into the Fire;
Eğer inkara saparsanız, şüphesiz göklerde olanların ve yerde olanların tümü Allahındır.
If you reject, know well that to Allah belongs all that is in the heavens and the earth.
Bu musibetler( onların başına), Allahın ayetlerini inkara devam etmeleri, haksız olarak peygamberleri öldürmeleri sebebiyle geldi.
This because they went on rejecting the Signs of Allah and slaying His Messengers without just cause.
Eğer inkara saparsanız, şüphesiz,
Even if you deny, surely all that is in the heavens
İmanı inkara değişenler, şüphesiz Allaha bir zarar veremiyeceklerdir.
Those who barter unbelief for faith, will not harm God in the least,
Size Allahın ayetleri okunurken, üstelik Allah Resulü de aranızda iken nasıl inkara saparsınız?
And how could you disbelieve, when God's revelations are being recited to you, and among you is His Messenger?
artık şüphesiz Allah size karşı hiçbir ihtiyacı olmayandır ve O, kulları için inkara rıza göstermez.
then verily Allah is Independent of you. And He approveth not of infidelity in His bondmen.
Size Allahın ayetleri okunurken, üstelik Allah Resulü de aranızda iken nasıl inkara saparsınız?
How can you disbelieve while unto you are recited the revelations of Allah, and in your midst is His apostle!
Size Allahın ayetleri okunurken, üstelik Allah Resulü de aranızda iken nasıl inkara saparsınız?
How can you disbelieve when you are the ones to whom the signs of Allah are recited and amidst you is His Messenger?
Size Allahın ayetleri okunurken, üstelik Allah Resulü de aranızda iken nasıl inkara saparsınız?
How can ye disbelieve, when it is ye unto whom Allah's revelations are recited, and His messenger is in your midst?
Size Allahın ayetleri okunurken, üstelik Allah Resulü de aranızda iken nasıl inkara saparsınız?
And how would you be faithless while the signs of Allah are recited to you and His Apostle is in your midst?
Kitap ehlinin birçoğu, gerçek kendilerine belli olduğu halde, özlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi imanınızdan sonra inkara döndürmeyi arzular.
Many of the People of the Book wish they might turn you back as unbelievers after you have believed, in envy of their souls, after the truth has been clarified to them.
Kitap ehlinin birçoğu, gerçek kendilerine belli olduğu halde, özlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi imanınızdan sonra inkara döndürmeyi arzular.
Many of the People of the Scripture wish they could turn you back to disbelief after you have believed, out of envy from themselves[even] after the truth has become clear to them.
Kitap ehlinin birçoğu, gerçek kendilerine belli olduğu halde, özlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi imanınızdan sonra inkara döndürmeyi arzular.
Many of the followers of the Book wish that they could turn you back into unbelievers after your faith, out of envy from themselves,(even)
İşte onlar Rablerine karşı inkara sapanlar, işte onlar boyunlarına( ateşten) halkalar geçirilenler
They are those who deny their Lord! They are those round whose necks will be yokes(of servitude):
Kitap Ehlinden çoğu, kendilerine gerçek( hak) apaçık belli olduktan sonra, nefislerini( kuşatan) kıskançlıktan dolayı, imanınızdan sonra sizi inkara döndürmek arzusunu duydular.
Many of the People of the Book wish to turn you back into unbelievers after you have believed, out of envy on their part, after the Truth has become clear to them.
Kitap ehlinin birçoğu, gerçek kendilerine belli olduğu halde, özlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi imanınızdan sonra inkara döndürmeyi arzular.
Fain would Many of the People of the Book turn you back infidels after ye have believed,
Kitap Ehlinden çoğu, kendilerine gerçek( hak) apaçık belli olduktan sonra, nefislerini( kuşatan) kıskançlıktan dolayı, imanınızdan sonra sizi inkara döndürmek arzusunu duydular.
Many of the People of the Book are eager to turn you into unbelievers after your faith, out of their inner envy, after the truth had become manifest to them.
Results: 69, Time: 0.0372

Top dictionary queries

Turkish - English