IZLEMELI in English translation

watch
dikkat
izleyin
nöbet
göz kulak
izle
saati
dikkat et
seyret
bak
izlerim
watching
dikkat
izleyin
nöbet
göz kulak
izle
saati
dikkat et
seyret
bak
izlerim
see it
görmek
görüyorum
görüyorsun
bak
görürsün
görüyor musun
izlememizi
görünce
bakın
bakayım
observing
gözlem
gözlemlemek
izleyin
bak
izle
gör
gözler
riayet
trace
iz
takip
eser
kalıntısı
izle

Examples of using Izlemeli in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bütün kabile izlemeli.
The whole tribe should be watching.
Her bir kişi kendi içinde yetiştirmeli, Büyümesini ve meyve vermesini izlemeli.
What every man nurtures in him will watch it grow in him and bring him fruits.
Baba, aradığımız adamı bulmalarına kadar askerlerimiz onları izlemeli.
Father, we must send your soldiers to follow them… until they find the man we seek.
İnsan ameliyatı kendisi yapamıyorsa Ellis Greyi yaparken izlemeli.
The next best thing to operating is watching Ellis Grey do it.
Paralar termal izlemeli.
The money's rigged, thermal tracking.
televizyonunu izlemeli. Çünkü bu davayı zorlarsa kaybetmekle kalmayacak polis, hayatını cehenneme çevirecek.
go home and watch TV, because he pushes this trial, he's not only gonna lose, he's gonna have the police making his life hell.
O videoyu izlemeli. Çünkü bence katil balinalarla çalışan herkes.
Because it seems to me that every person who works with killer whales should have to watch that video.
Makedonya hiçbir koşulda o veya bu tarafı tutmamalı, Kosova ve Sırbistan ile açık bir işbirliği yoluyla tarafsız ve objektif şekilde kendi çıkarlarını izlemeli.
Under no circumstance should Macedonia take one side or another, but should neutrally and objectively follow its own interests through open co-operation with Kosovo and Serbia," he concluded.
Çünkü bence katil balinalarla çalışan herkes bu videoyu mutlaka izlemeli.
Because it seems to me that every person who works with killer whales should have to watch that video.
Evimde tek başıma kapı pencere sımsıkı kapalı oturup dev ekranda Discovery izlemeli, dâhi seviyesinde bulmaca çözmeliyim ama ilişkim olmamalı.
Alone in my hermetically sealed condo watching Discovery on the big screen working genius-level crossword puzzles, but no relationships.
Oyuncu gelişimi bölümünde çalışmak istiyorsan… yıllarca izlemeli, öğrenmeli ve pratik yapmalısın.
It takes years of watching, learning, doing. I'm sure you would understand that if you want to work in Player Development.
Oyuncu gelişimi bölümünde çalışmak istiyorsan… yıllarca izlemeli, öğrenmeli ve pratik yapmalısın.
I'm sure you would understand that if you want to work in Player Development… it takes years of watching, learning, doing.
Ama seyirci orada oturup bunlar onu anlayana kadar iki saat izlemeli.
you're gonna have to sit there watching them for two hours while they figure that out.
Bence herkes o işi yaparken kendini izlemeli, ve onların arkadaşları da izlemeli bence.
I think everyone should see themselves doing it, and their friends should see it too.
Biri benim ne yaptığımı izlemeli ve bazen bana kanunları hatırlatmalı.
I need someone with your judgment, someone to watch what I'm doing, occasionally remind me about the law.
Senin görüşüne ihtiyacım var. Biri benim ne yaptığımı izlemeli ve bazen bana kanunları hatırlatmalı.
I need your judgment, someone to watch what I'm doing and occasionally remind me about the law.
Her bir kişi kendi içinde yetiştirmeli, Büyümesini ve meyve vermesini izlemeli.
Will watch it then grow in him, and bring forth fruit. What every man nurtures in him.
İzle beni George.- Hayır!
Watch me, George. No, no, no!
İzle… Karşınızdaki binada bir tane daha kamera var.
There is another camera on the building opposite you.- Watch.
İzle. Sallah,
Watch. Sallah,
Results: 49, Time: 0.0369

Izlemeli in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English