Examples of using John brown in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
John Brownun cesedi Yatıyor mezarında çürüyerek.
Kölelik karşıtı liderlerden John Browna da yardım etmiş ve Harpers Ferryye yapacağı baskın için adam toplamasını sağlamıştır.
John Brown yapardı.
John Brown doğru kişi.
John Brown gaddarın tekiydi.
Tıpkı yaşlı John Brown gibi.
Belki John Brown borç alabilir.
John Brown onlar için öldü.
Ben güvenlik görevlisi John Brown.
Daha çok… John Brown gibiyim.
Miami sivil hakları eylemcisi Dr. John Brown.
John Brown yaklaşık yirmi adamla birlikte saldırdı.
Kurban John Brown ile at koşturmuştuk zamanında.
Balmoraldan Bay John Brown diye birine haber gönderdim.
Adının John Brown olduğunu ve Fergusla görüşmek istediğini söyle.
Hafif bir akşam yemeğinden sonra Bay John Brown erkenden yattı.
Silahını ateşlerken, John Brown günün hangi saati olduğunu yeni öğrenmişti.
Adının John Brown olduğunu ve Fergusla görüşmek istediğini söyle, bana ulaşırsın.
Okul 1980li yıllar boyunca John Lott Brown liderliğinde iken, ABDdeki en büyük araştırma kuruluşlarından biriydi.
Pratt Whitney, Bollyni Rolls-Roycea yönlendirdi ve bir Rolls-Royce sözcüsü olan John W. Brown, Bollyne şunu söyledi.
