KAPAK in English translation

cover
kapak
siper
koruyun
idare
gizli
paravan
kılıf
örtbas
göstermelik
kamufle
hatch
kapak
ambar
kaporta
kapıyı
bölmeyi
yumurtadan
kuluçka
lid
kapak
gizli
cap
yüzbaşı
bere
şapkası
kaptan
kapağı
başlığı
kepi
kep
kaptanı
capin
valve
valf
kapakçık
valfı
supap
vanayı
vana
bir sübap
door
kapıyı
bir kapı
kapağı
shutter
deklanşör
kapak
kepengi
panjurları
enstantane
kapatmak
trapdoor
kapağı
tuzak kapısı
bir gizli kapı
kapı tuzaklı
araştıramadığı
tavan kapısını
hubcap
jant kapağı
jant
touché
tuş
kapak oldum
pes
tuşe
etkilendim
the flap

Examples of using Kapak in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Giriş noktası bu kapak olmalı, ama o da gizlenmişti.
This trapdoor has to be the access point, but it was covered up.
Kalbinizdeki kapak uygun şekilde kapanmadığı için… kan geriye doğru sızıyor.
The valve inside your heart isn't closing properly, so blood is leaking back.
Açıkçası, yeteri kadar hızlı çalışabilen bir kapak bulamadılar.
They couldn't find a shutter that works fast enough obviously.
Kapak kapandı.
The door is closed.
Bu kapak buraya nasıl geldi?
How did the cap get here?
Kapak oldum. Nora, bunlar müthiş olmuş.
These are incredible. Touché. Nora.
Kapak açıldı. Ateş.
Hubcap open. Fire.
Kapak burada değil, anten de kırılmış!
The trapdoor is not here, antennas broke!
Sadece kapak olsaydı sığır perikardiyal grefti kullanırdık.
If it was just the valve, we would use a bovine pericardial graft.
Dış kapak kapatıldı.
Outer door closed.
Kapak, doğru.
The flap, right.
Kapak oldum. Nora, bunlar müthiş olmuş.
These are incredible. Nora. Touché.
Kapak halen daha lensin üstünde, tatlım.
The cap is still on the lens, dear.
TAVI minimal invaziv bir yoldur değiştirme hastalıklı aort kapak.
TAVI is a minimally invasive way of replacing a diseased aortic valve.
Saklanacak başka bir tane daha kapak bul.
Find another trapdoor to hide under.
Ateş. Kapak açıldı.
Hubcap open. Fire.
İşte kapak burada.
Here's the door.
Kapak oldum. Nora, bunlar müthiş olmuş.
Nora. These are incredible. Touché.
Ve sonra, kapak t almak farkeder demek enfekte olur.
And then, say the flap doesn t take, gets infected.
Sonra kapak çıkıyor anlaşırdı mı?
Then the cap comes off?
Results: 1285, Time: 0.0557

Top dictionary queries

Turkish - English