Examples of using Kaseyi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kaseyi mi düşünüyordun?
Kaseyi dökmeden masaya koy.- Arabaya binin.
Kaseyi bana ver.
Leonardo, bize kaseyi sunuyor.
Beyefendi bu kaseyi alabilir.
Ama hala kaseyi bulamamışlardı.
Sen çıldırdın m… Kaseyi yere fırlattım.
Arabaya binin.- Kaseyi dökmeden masaya koy.
Sampsonlar o kaseyi onaylatmaya gider gitmez, yaptığı işin saygınlığı düşecek
Kaseyi bul, onunde diz cok… ve onu ozgur kIlarak, yeryuzune cIkarIp, herkesi soka ugrat.
Bi kaseye dondurma koy… kurabiyeyi mikrodalgada ısıt ama öncesinde kaseyi yıkaman gerek.
Bak, ilk kez Noel kurabiyeleri yaptığımızda Jenna bu boydaydı ve kaseyi yere düşürmüştü.
Kaseyi bulup onu Godfreyin koruduğu gibi koruyacağıma,
Sonra da ilk kaseyi yiyorsun ve sonu felaket oluyor.
Ben Kaseyi bulmak istemiyorum. Bu kardeşlerimden birini bile kaybetmem anlamına geliyorsa.
Bu yüzden de sana, Kaseyi Papaya veremezsin dediğimde bana güvenmek zorundasın.
Kutu ile, genç yaşamın için kaçısını. Bize Kaseyi bulmak için her şeyi nasıl riske ettiğini anlattı.
Halkım haklı ise tekrar gözüne girmiş, ve Kaseyi de çoktan elinin altına almış olabilir.
Halkım haklı ise tekrar gözüne girmiş, ve Kaseyi de çoktan elinin altına almış olabilir.
Kutu ile, genç yaşamın için kaçısını. Bize Kaseyi bulmak için her şeyi nasıl riske ettiğini anlattı.