Examples of using Katlanan in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Denizin erkeklerine, bize katlanan kadınlara, ve arkadaşıma, Albayımıza.
Yeniden tasarlanan C-MAXte düz katlanan üçüncü koltuk sırası,
Kore Dalgasının ortasında zirvedeki bir dizi… en iyi reytingleri yapsın diye… üçüncü sınıf bir hayata katlanan insanlar var.
Bıkmadan usanmadan çalışıp bana katlanan ve karşılığında hiçbir şey almayan anneme.
kişiye özel bovling toplarımızı katlanan bisikletlerimizi alır gideriz.
Senin yüzünden bir kaç saniyelik fiziksel acıya katlanan adam sonsuz acıya da katlanır? .
Fakat şimdi burada yapmaya devam ettiğiniz şeye katlanan ne olursa olsun haklı, tarihi yeniden yazan Mellieye dayanamayacağım.
Üst kattaki adam duvara doğru katlanan bir yatak yapacak. James Bondun yatağı gibi.
Ona hürmeten ifade vermeyi reddeden Victor ve Yvette ona katlanan tek kişiler.
Bursların kendisi sahtekârlık zaten. İmkansız faiz oranları, katlanan borç, kolay ulaşım.
Yazar romanının ilk sayfasında:'' Bunca yıl bana katlanan ailem için.'' diye yazdı.
bitmek bilmeyen görüşmelerine katlanan ilk insanım…
gören… Yüce Divanın umutsuz, bitmek bilmeyen görüşmelerine katlanan ilk insanım… ve bunu yazmak zorundayım.
bitmek bilmeyen görüşmelerine katlanan ilk insanım…
bitmek bilmeyen görüşmelerine katlanan ilk insanım… ve bunu yazmak zorundayım.
Kryptondan kalan son toprağa ayak basan… Jewel Dağlarını canlı gören… Yüce Divanın umutsuz, bitmek bilmeyen görüşmelerine katlanan ilk insanım… ve bunu yazmak zorundayım.
Kryptondan kalan son toprağa ayak basan… Jewel Dağlarını canlı gören… Yüce Divanın umutsuz, bitmek bilmeyen görüşmelerine katlanan ilk insanım… ve bunu yazmak zorundayım.
Kryptondan kalan son toprağa ayak basan… Jewel Dağlarını canlı gören… Yüce Divanın umutsuz, bitmek bilmeyen görüşmelerine katlanan ilk insanım…
gören… Yüce Divanın umutsuz, bitmek bilmeyen görüşmelerine katlanan ilk insanım… ve bunu yazmak zorundayım.
Bütün bunlara katlanan tek insan sensin.