Examples of using Katmak in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Hey, neden bunu hayatına biraz heyecan katmak olarak düşünmüyorsun?
Kendi eğlence anlayışımı katmak hoşuma gidiyor.
Eli, 4 istifi katmak.
Öyleyse gruba bir dansçı daha katmak sizin yararınıza.
Bazı baharatlar katmak gerekiyor.
Amaretto bazen kokteyle ekstra lezzet katmak için kullanılır.
Ama bu işi yapmak istiyorsan, Tapınak Önünü işe katmak zorunda kalacaksın.
Bu ilişkiye başka birini katmak istemiyorum.
Bayan Grayson, ailenize yeni bir üye katmak nasıl bir duygu?
Fikir güzel, modaya hissiyat katmak istiyorsun.
Biraz buz katmak istiyorum.
Bazı baharatlar katmak gerekiyor.
Yine de, biraz dans katmak iyi bir fikir olabilir.
En basit sohbetimize bile seksi katmak zorunda mısın? Konuşmayı.
Hayır. Hayata entrika katmak.
Marty, o şeyi katmak zorunda mısın?
En basit sohbetimize bile seksi katmak zorunda mısın?
İçine bir aşk katmak lazım.
Acaba buna bir şeyler katmak gerekir mi?
Ajan Parkı ekibimize katmak istiyor.