Examples of using Keşfetmek in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Onun duygusal biri olduğunu keşfetmek, çok eğlenceli olurdu.
Sadece keşfetmek bile bir yıl alır.
Keşfetmek zor.
Keşfetmek deney yapmayı gerektirir.
Keşfetmek sizin hobiniz, benim ki tablo satmak.
Bazen kendini keşfetmek zordur ♪.
Keşfetmek derken, ne olduğu, ne anlama geldiği?
Sanırım gerçek kişiliğini keşfetmek zorundasın, değil mi?
Zyi keşfetmek. Tepeye çıkışını izlemek.
Bak, keşfetmek istiyorsan… buyur keşfet. .
Kendimi keşfetmek üzere bir yolculuk.
Ama bende demir yıldızı keşfetmek istiyorum.- Neden ben?
Biz istismar, biz keşfetmek, bir hak ve sol el var.
Bunu keşfetmek ömrümün yarısına mal oldu.
Etini keşfetmek istiyoruz… pazarlık yeteneğini değil.
Gerçekleri keşfetmek bazen… yara izleri bırakabiliyor.
Gerçekleri keşfetmek bazen… yara izleri bırakabiliyor.
Keşfetmek. Çocukluğumuzdan beri buraya gelmedik.
Keşfetmek. Çocukluğumuzdan beri buraya gelmedik.
Bu keşfetmek çok daha büyüktür?
