Examples of using Kelle in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kelle sayacakları için on dakika sonra kapında dikilmen gerekiyor.
Kelle sayacakları için on dakika sonra kapında dikilmen gerekiyor.
Sadece kelle değil.
Bu kelle çürüyor.
Kelle koleksiyonum bile bakımsız görünüyor… Değil mi?
Ah canumda nasıI sarmusaklu kelle çorbasu çekti.
Babanın nasıl olduğunu biliyorsun, çok kelle gider!
Evet? Bir kelle almaya gelmiştim.
Sadece boş sırayı dolduruyordum… Ve kelle sayımı yapılırken oradaydım.
Kelle domuzun en iyi parçası değildir ki.
Kelle, bence şurada hata yapıyorsun.
Juliana, kelle avcısı her an geri gelebilir.
Efendim ben kelle avcısıyım. Johnny LeshI teslim etmeye götürüyorum.
Onlar kelle avcısı, birliklerin arttırılmasına karşı oy vermemi engellemek için tutuldular.
IG-88* i, kelle avcısı robotu* hatırladınız mı?
Kelle Avcısı Dogu düşün ama boyalı saçlarını
Kelle bile olsa mı?
Ben kelle üzerinde darbeler kadar çökmesine bir yere ihtiyacım var.
Kelle sende hatıra olarak kalabilir.
Kelle avcılarından biri seni ele verdi.