Examples of using Keyifli in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Keyifli can sıkıntısı. Ve sevinç ürpertileri.
Hiç keyifli değildi.
Çok kısa ama keyifli bir süre sonra size geri gelecekler.
Keyifli bir akşam geçirin bayan. Sen kalacaksın.
her türlü keyifli şeyleri var.
Çok keyifli bir deneyimdi.
Eminim çok keyifli bir tören düzenliyorsunuzdur peder.
Sakin ve keyifli kalmaya çalış.
Yedi keyifli yıl için. ve muv ile kaldı Güneye yöneldi.
Kutlamalar keyifli olur.
Bizce keyifli olacak. Yeni kesinleşti.
Bu keyifli ziyareti neye borçluyum?
Haklıymışsın dostum. Saç tıraşından çok daha keyifli.
Hayley, Kartallarla nasıl gidiyor? Keyifli olacak?
Kralın keyifli dans gösterisini bozdun.
Neşeli, keyifli şeylere ihtiyacımız var.
Biraz daha keyifli bir şeyler yapmayı tercih ederdik.
Sizinle tanışmak çok keyifli, Kaptan.- Leydim.
Yedi keyifli yıl için. ve muv ile kaldı Güneye yöneldi.
Keyifli diyeceğini sanmıştım. Biraz korkutucu.