KEYIFLI in English translation

fun
eğlence
eğlenmek
komik
zevk
keyif
eğleneceğiz
pleasant
hoş
güzel
iyi
tatlı
cana yakın
mutlu
memnun
keyifli
zevkli
hoştu
delightful
hoş
güzel
harika
enfes
tatlı
muhteşem
keyifli
zevkli
lezzetli
latif
enjoyable
güzel
hoş
eğlenceli
keyifli
zevkli
enjoy
keyif
zevk
tadını çıkar
tadını
afiyet olsun
keyfini çıkarın
hoşlanır
eğlen
eğlenin
cheerful
mutlu
neşeli
keyifli
eğlenceli
blissful
mutlu
keyifli
neşe dolu
huzur dolu
onlardır
güzel
pleasure
zevk
memnun
keyif
haz
memnuniyet
tatmin
şerefi
mutluluk
keyfi
rızasını
joyous
mutlu
güzel
neşeli
sevinçli
keyifli
sevindirici
şen
eğlenceli
pleasurable
hoş
zevkli
keyifli
keyif verici
convivial

Examples of using Keyifli in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Keyifli can sıkıntısı. Ve sevinç ürpertileri.
Blissful boredom. And shivers of joy.
Hiç keyifli değildi.
It hasn't been a pleasure.
Çok kısa ama keyifli bir süre sonra size geri gelecekler.
After a brief, but very enjoyable interval, they will be returned to you.
Keyifli bir akşam geçirin bayan. Sen kalacaksın.
Enjoy your evening, ma'am. You are.
her türlü keyifli şeyleri var.
puzzles and all kinds of fun stuff.
Çok keyifli bir deneyimdi.
It was a very pleasurable experience.
Eminim çok keyifli bir tören düzenliyorsunuzdur peder.
I'm sure you give a very cheery service, father.
Sakin ve keyifli kalmaya çalış.
Remember also to keep calm and cheerful.
Yedi keyifli yıl için. ve muv ile kaldı Güneye yöneldi.
He headed south and I stayed with Muv for seven blissful years.
Kutlamalar keyifli olur.
Celebrations are joyous.
Bizce keyifli olacak. Yeni kesinleşti.
I think we will enjoy. It's just been finalized.
Bu keyifli ziyareti neye borçluyum?
To what do I owe the pleasure of this visit?
Haklıymışsın dostum. Saç tıraşından çok daha keyifli.
You were right, my friend. Much more enjoyable than a haircut.
Hayley, Kartallarla nasıl gidiyor? Keyifli olacak?
That's going to be fun. Hayley, how's it going with the Eagles?
Kralın keyifli dans gösterisini bozdun.
You disrupted the king's pleasurable dance.
Neşeli, keyifli şeylere ihtiyacımız var.
We need some festive, cheery things.
Biraz daha keyifli bir şeyler yapmayı tercih ederdik.
We would prefer doing something a little more cheerful.
Sizinle tanışmak çok keyifli, Kaptan.- Leydim.
Milady.-Delighted to meet you, captain.
Yedi keyifli yıl için. ve muv ile kaldı Güneye yöneldi.
For seven blissful years. and I stayed with Muv He headed south.
Keyifli diyeceğini sanmıştım. Biraz korkutucu.
I thought you would say joyous. Kind of scary.
Results: 742, Time: 0.0542

Top dictionary queries

Turkish - English