KILITLE in English translation

lock
kilit
kilitlemek
bir tutam
içeri
kapatın
kitle
kapat
hapse
locked
kilit
kilitlemek
bir tutam
içeri
kapatın
kitle
kapat
hapse
locks
kilit
kilitlemek
bir tutam
içeri
kapatın
kitle
kapat
hapse

Examples of using Kilitle in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Yatak odasına git ve kapıyı kilitle.
GO TO THE BEDROOM AND LOCK THE DOOR.
Sakın dışarı çıkma. Kapını kilitle.
Don't go out, LOCK YOUR DOOR.
Kapılarını kilitle ve hiçbir şey için dışarı çıkma.
You lock your doors and don't go out for anything.
Sana kapıyı kilitle demiştim!
I told you to lock the door!
Kapıyı kilitle?
Have you locked the door?
Kapıyı kilitle, Maria.
Bolt the door, Maria.
O halde Komutayı kilitle ve yap yapacağını.
Then seal off Command and do it.
Üssü kilitle dedim!
I said seal the base!
Kapını iyi kilitle, aynı katta yaşadığın kişileri tanı.
Make sure you lock the door well. Get to know people who live on the same floor.
Kapıyı kilitle, lütfen.
Bolt the door, please.
İçeride kal ve kapıları kilitle, tamam mı?
Stay here. When you lock the door, okay?
Neden bunun kilitle ilgili olduğunu düşünüyorsun?
Why do you think that had something to do with the lock?
Binayı kilitle.
Lock down the building.
Dylan, silahları kilitle ve hayvanları dondurucuya koy.
Dylan, secure the firearms and put these animals in the freezer.
Tüm kapılarını kilitle ve içeride bekle.
I want you to lock all the doors and stay inside.
İyice kilitle rahibe.
Lock it up tight, Sister.
Silahları kilitle ve bir tüfek alıp çatıya çık.
Lock up all the guns and get up on the roof with a rifle.
Walter arkamızdan bütün kapıları kilitle, C katının kapağını açık bırak.
Walter, seal all doors behind us and keep hatch to level C open.
Hava kararmadan kilitle ve araştırmaya başla.
Lock it down and start a search before it gets dark.
Kilitle ve birkaç bozukluk at.
Lock it up and put some quarter in cheapskate.
Results: 1774, Time: 0.0274

Top dictionary queries

Turkish - English