KOLAYCA in English translation

easily
kolay
kolaylıkla
çabuk
rahatlıkla
rahat
easy
kolay
yavaş
basit
rahat
sakin ol
ağırdan
simply
sadece
yalnızca
sırf
tek
kısacası
basitçe
kolayca
kısaca
açıkça
adeta
readily
kolaylıkla
hemen
kolay
hazır
gönüllü
seve seve
with ease
kolaylıkla
rahatlıkla
kolayca
rahat
lightly
hafif
kolay
hafife alma
yavaşça
easier
kolay
yavaş
basit
rahat
sakin ol
ağırdan
easiest
kolay
yavaş
basit
rahat
sakin ol
ağırdan

Examples of using Kolayca in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
O yüzden taksiyle eve döndü ve siz de onu sonunda kolayca buldunuz.
So she took a cab and came home and you finally found her with ease.
Ancak kimse kimsenin canını kolayca alamaz.
Another's life lightly But one can't treat.
Anlıyorum ama bunun gibi mektupları kolayca çevirebilen insanlara ihtiyacım var.
Who can translate letters like this I appreciate that, but I need people with ease.
Evet. İsanın yanındaki şu hırsızın hep kolayca atlattığını düşünmüşümdür.
I always felt that thief next to Jesus got off lightly. Aye.
Anlıyorum ama bunun gibi mektupları kolayca çevirebilen insanlara ihtiyacım var.
With ease. I appreciate that, but I need people who can translate letters like this.
Ancak kimse kimsenin canını kolayca alamaz.
But one can not treat one's life with ease.
Ancak kimse kimsenin canını kolayca alamaz.
But one can't treat another's life lightly.
Turuncu Okumu,… Gökkuşağı Oklarımın en hızlısını kolayca tuttu.
He grabbed my Orange Arrow, fastest of my Rainbow Arrows, with ease.
Ama bu hediyeyi kolayca vermeyeceksin.
But you will not grant this gift lightly.
Her şeyden kolayca kaçıyor.
It dodges things with ease.
Çünkü kolayca korkarım. ama kolayca ateş ediyorsun.
Because I scare with ease. But you shoot with ease.
Ama kolayca ateş ediyorsun… Çünkü kolayca korkarım.
Because I scare with ease. But you shoot with ease.
Yükleri kolayca boşaltabileceğimiz bir yer.
It's easy to unload there.
Bu kolayca kontrol edilecek bir salgındır.
This is an easily controlled epidemic.
Mümkünse hız ayarlamalı ve bıçağı kolayca değiştirilebilenlerden olsun.- Ne keseceksiniz?
Preferably, variable speed with an easily replaceable blade system?
Kolayca kilo verebildim.
I have proven weight loss is easy.
Onu boğup kolayca bulunacağı bir yerde bırakmak istediler.
They wanted to strangle her and leave her in a place she would be found quickly.
Kolayca boğulabilecek kadar sarhoştu yani.
So he was drunk enough that he would be easy to strangle.
Kolayca açmanın bir yolu olmalı.
There must be a way to quickly open this.
Boğazını kolayca sıkıveririm senin şurada!
I could squeeze your neck so easy!
Results: 5120, Time: 0.0353

Top dictionary queries

Turkish - English