Examples of using Kolayca in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
O yüzden taksiyle eve döndü ve siz de onu sonunda kolayca buldunuz.
Ancak kimse kimsenin canını kolayca alamaz.
Anlıyorum ama bunun gibi mektupları kolayca çevirebilen insanlara ihtiyacım var.
Evet. İsanın yanındaki şu hırsızın hep kolayca atlattığını düşünmüşümdür.
Anlıyorum ama bunun gibi mektupları kolayca çevirebilen insanlara ihtiyacım var.
Ancak kimse kimsenin canını kolayca alamaz.
Ancak kimse kimsenin canını kolayca alamaz.
Turuncu Okumu,… Gökkuşağı Oklarımın en hızlısını kolayca tuttu.
Ama bu hediyeyi kolayca vermeyeceksin.
Her şeyden kolayca kaçıyor.
Çünkü kolayca korkarım. ama kolayca ateş ediyorsun.
Ama kolayca ateş ediyorsun… Çünkü kolayca korkarım.
Yükleri kolayca boşaltabileceğimiz bir yer.
Bu kolayca kontrol edilecek bir salgındır.
Mümkünse hız ayarlamalı ve bıçağı kolayca değiştirilebilenlerden olsun.- Ne keseceksiniz?
Kolayca kilo verebildim.
Onu boğup kolayca bulunacağı bir yerde bırakmak istediler.
Kolayca boğulabilecek kadar sarhoştu yani.
Kolayca açmanın bir yolu olmalı.
Boğazını kolayca sıkıveririm senin şurada!