Examples of using Koptu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bir imdat çağrısı aldık ve sonra tüm iletişim koptu.
İki hava torpil darbesi rapor edildi, sonra da iletişim koptu.
Telepatik bağlantımız koptu.
Burada oturmuş film seyrediyordu, sonra film koptu.
Bütün tırnaklarım koptu!
Bağlantı koptu, efendim.
Kafası koptu. O öldü!
Elektrik hattı koptu.
Bu olaydan kısa süre sonra Jun okuldan ayrıldı ve iletişimimiz koptu.
Sonra bir ateş sesiyle beraber ip koptu ve adam kurtulmuştu.
Kriz anında iletişimimiz koptu.
Bu arada, arabanın radyatör kayışı koptu.
Brainiacla arasındaki bağlantı koptu.
Sinirler koptu.
Ceketimin düğmesi koptu.
Onları rahat üç saat oyaladım sonunda misina koptu ve kurtuldular.
Andy, üzgünüm. Bağlantı koptu.
İki hava torpil darbesi rapor edildi, sonra da iletişim koptu.
Bağlantı koptu.
Pijamamın düğmesi koptu.