Examples of using Korkular in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bütün korkular.
Geceleri gelen tüm o korkular.
Ve bir zamanlar beni kontrol eden korkular.
Bizim hikayemiz değişmiş olabilir fakat korkular hala yerinde.
Bu çocuğun doğumundan bazı korkular.
Şimdi bu alanı kuşatan korkular.
O ağaç. Ortaya çıkardığı o korkular… Bir şeylerin hazırlığını yapıyor.
Güvende hissetmek için önce korkular gitmelidir.
Fakat hayalgücümüzün uydurduğu bütün korkular için hazırlık yapamayız.
Tarifsiz korkular.
Bence en çok içimizdeki korkular bizi dehşete düşürüyor.
Bütün bu acı, korkular ve pislikler.
Şehvetin, seksin ve zevkin… yerini korkular alıyor.
Ve korkunç bir anne olacağıma dair duyduğum tüm korkular.
Ve korkunç bir anne olacağıma dair duyduğum tüm korkular.
Bak dişçilik… Hayır bütün tıp endüstrisi korkular üzerine kuruludur.
Hapsedilmiş olarak yaşıyorum. O günden beri korkular içine.
Çocuklarını kaybetmek. Bu acılar, bu korkular.
Bazı ürpertici bulunan görüntüler var, fakat mantık ya da gerçekten sarsıcı korkular pek yolunda değil.
döneklik özgürce eriyen… kutsal ayıplar ve korkular… gözlerde alev alev yanar.