Examples of using Korumaya in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Gırtlağımı korumaya çalışıyorum, lütfen, anlayın.
Anne, korumaya ihtiyacım yok.
Çünkü korumaya çalıştığınız o mülteciler aslında silahlı gerillalardı.
Yıl Leoyu bundan korumaya çalıştık.
Enerjiyi korumaya çalışıyoruz.
Anne, korumaya ihtiyacım yok!
Birini korumaya çalıştığını görmüyor musunuz? Kimseyi suçlamamak?
O adam her kimse Rambaldinin kehanetlerini korumaya yemin etmiş.
Mesihi benden korumaya çalışıyorsun.
Nefesini korumaya ayarla.
Benim korumaya ihtiyacım yok.
Onu korumaya çalışmayın, tamam mı!
Kız kardeşini korumaya çalışıyordu.
Bu teknolojinin ifşa olmaması için korumaya çalışıyoruz.
Tanrım, korumaya sahip olman iyi birşey.
Müze gene de…- Anlamıyorum… bu harika eseri orijinal gibi korumaya karar verdi.
beni korumaya hazır ol.
Allah biliyor ya, bunca yıl seni ondan korumaya çalıştım.
Eğer devam edersen. Ev sahiplerimiz aklınızı korumaya çalışacak.
Gövdesini kaplayan kalın ve kabarık tüyler vücut ısısını korumaya yardımcı oluyor.