KORUMAYA in English translation

to protect
korumak
koruyacak
koruma
to save
kurtarmaya
kurtaracak
korumak için
kurtarabilmek için
kaydetmek için
saklamak
to defend
savunmaya
korumaya
savunacak
karşı
to keep
tutmak
saklamak
devam etmek
kalmasını
korumak
tutacak
sürekli
etmek
tutabilmek için
sağlamak için
guard
muhafız
gardiyan
güvenlik
bekçi
koru
nöbetçi
koruma
hazırlıksız
görevli
savunmasız
to preserve
korumak için
koruma
muhafaza etmek
saklamak
korunması için
korunur olsun
to cover
korumaya
örtmek için
kapatmak için
karşılamak için
gizlemek için
örtbas etmek
örtecek
siper
kapsayacak
idare
a bodyguard
korumaya
bir koruma
bir bodyguard
to maintain
korumak
sürdürmek
sağlamak
tutmaya
bakımı
devam ettirmek
muhafaza etmek
idame ettirmek
bakımını
sağlayabilmek için
to shield
korumaya
kalkan
to safeguard
to conserve

Examples of using Korumaya in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Gırtlağımı korumaya çalışıyorum, lütfen, anlayın.
Just trying to conserve my throat, please, so understand.
Anne, korumaya ihtiyacım yok.
Mom! I don't need a bodyguard.
Çünkü korumaya çalıştığınız o mülteciler aslında silahlı gerillalardı.
You did it because all the"refugees" you were trying to safeguard were armed guerillas.
Yıl Leoyu bundan korumaya çalıştık.
Years trying to shield Leo from this.
Enerjiyi korumaya çalışıyoruz.
We're trying to conserve energy.
Anne, korumaya ihtiyacım yok!
I don't need a bodyguard. Mom!
Birini korumaya çalıştığını görmüyor musunuz? Kimseyi suçlamamak?
Don't blame anyone? Don't you think I was trying to cover for someone?
O adam her kimse Rambaldinin kehanetlerini korumaya yemin etmiş.
Whoever that person was, he made a vow to safeguard Rambaldi's prophecies.
Mesihi benden korumaya çalışıyorsun.
You are trying to shield the Messiah from me.
Nefesini korumaya ayarla.
Set your breathers to conserve.
Benim korumaya ihtiyacım yok.
I don't need a bodyguard.
Onu korumaya çalışmayın, tamam mı!
Don't try to cover for him, okay?!
Kız kardeşini korumaya çalışıyordu.
She tried to shield your sister.
Bu teknolojinin ifşa olmaması için korumaya çalışıyoruz.
We're just trying to safeguard that it hasn't been compromised.
Tanrım, korumaya sahip olman iyi birşey.
God, it's a good thing you have got a bodyguard.
Müze gene de…- Anlamıyorum… bu harika eseri orijinal gibi korumaya karar verdi.
However, the museum decided to conserve this fabulous portrait as an original.
beni korumaya hazır ol.
get ready to cover me.
Allah biliyor ya, bunca yıl seni ondan korumaya çalıştım.
God knows I have tried to shield you from it for all these years.
Eğer devam edersen. Ev sahiplerimiz aklınızı korumaya çalışacak.
Our hosts will attempt to safeguard your mind as you continue.
Gövdesini kaplayan kalın ve kabarık tüyler vücut ısısını korumaya yardımcı oluyor.
The thick, furry hairs on her body help to conserve what heat she manages to generate.
Results: 5543, Time: 0.1134

Top dictionary queries

Turkish - English