Examples of using Koskoca in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Koskoca kadın oldun.
Tabii, sen koskoca Hüseyin Ağasın, değil mi?
Masada koskoca bir yığın hediye vardı
Babanız koskoca adam ve kendi kararlarını.
Doğru yaptığım tek şeysin. Sen benim bu koskoca hayatta.
Koskoca adamsın, oyuncak bebeklerden hoşlanıyorsun.
Koskoca Nasserin damadı… İsrailliler için mi çalışıyor yani?
Koskoca kötülük timsali, kara şapkalı ben.
Koskoca otelin içinde biz nereden bulalım şimdi Edayı?
Doğru yaptığım tek şeysin. Sen benim bu koskoca hayatta.
Koskoca adam tavsiyesi almaya müsait.
Koskoca Nasserin damadı… İsrailliler için mi çalışıyor yani?
Koskoca kötülük timsali, kara şapkalı ben.
Koskoca tarım arazisine oteli yerleştirmeyi düşünüyor herhâlde.
Tanrım. Koskoca adam hâlâ doğum günü partisi veriyor.
Adam koskoca Spockun iş arkadaşı olmuş.
Choi Chi-deuk koskoca fabrikaya tek bir kamera koydurmuş.
Madem koskoca ofiste bir tek ben varım… o zaman ben yapacağım.
Koskoca Quintus Arrius zafer anında bir köleyle akıntıda gidiyor.
Koskoca uçaklarda da 4 motor var Semihacığım.