Examples of using Kriz in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Asıl kriz olan Robertın ayağıydı.
Bu kriz… öylecene olmuş.
Kriz kitini al.
Yeni küresel kriz korkuları büyüyor.
Her iki taraf da kriz dönemlerinde kara propaganda da yapmıştır.
Kriz geçiriyorum ve ilaçlar yardımcı oluyor.
Hemen kriz kitini al.
Kriz geçiriyorum, kan krizi geçiriyorum.
Ne? Kriz mi geçiriyorsun?
Mikro anevrizmalar gelecekte kriz geçireceğinin habercisi.
Kriz Avrupada Soğuk Savaşın başlangıcını sağlayan olaylardan birisi sayılır.
Kriz geçiriyorum ve ilaçlar yardımcı oluyor.
Hemen kriz kitini al.- Duymuyor musunuz?
Kriz sahteydi.
Sanki kriz geçiriyormuş gibi. Hileli!
Biliyorsun, Bud iki kriz atlattı.
Altı kriz gördüm ben Bob.
Val kriz geçiriyordu!
Tim dün gece kriz geçirdi.
ataksiyi açıklar. Ama kriz.