KRONIK in English translation

chronic
kronik
sürekli
müzmin
chronically
kronik
mustarip
sürekli
kabul edilir kronik
müzmin
habitual
alışılmış
alışkanlık
bağımlısı
kronik
sürekli

Examples of using Kronik in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Evet. Bu kronik, tamam mı?
Yeah. This is chronic, okay?
Bay Taber. Kronik hastalardan bazıları ve siz.
Some of the chronics, and you. Mr. Taber.
Kronik hastalardan bazıları ve siz. Bay Taber.
Some of the chronics, and you. Mr. Taber.
Suçlu ve kronik yalancı bir adamla evli olman büyük şans.
And an inveterate liar. It's your good fortune to be married to a criminal.
Kronik horlama yapıyor.
It results in chronic snoring.
Bu, uh, kronik. Önemli bir şey değil.
It's, uh, it's chronic. Nothing serious.
Bu, uh, kronik. Önemli bir şey değil.
It's, uh, it's chronic.
Kronik.- Tanıştığımıza memnun oldum.
It's chronic.- Nice meeting you.
Kronik ve tedavi edilemez olanlar Jacarepagua Hastanesine sevk edilmeli.
The chronic and incurable should be transferred to Jacarepagua hospital.
Kronik ve ölümcül bir hastalıktır.
It's chronic and eventually fatal.
Albümün adını Kronik'' koymalısın.
Your album should be called The Chronic.
Durumunuz kronik ve teşhis edilemez.
Your condition is chronic and undiagnosable.
Göğsünde kronik ışık mermisi avülsiyonu olan birinin iyi olabileceği kadar.
Can be in their chest. As fine as anyone with a chronic light bullet avulsion.
Göğsünde kronik ışık mermisi avülsiyonu olan birinin iyi olabileceği kadar.
As fine as anyone with a chronic light bullet avulsion can be in their chest.
Eşi tacizcisi ve kronik alkolik olan çok şiddetli bir adam.
A very violent man who was a spousal abuser and a chronic alcoholic.
Kronik hasta bir kadını nasıl sevebilirim?
How can I love a chronically ill woman?
Kronik bir şey bu.
That's chronic.
Kronik 2001den bahsettiğimi sanıyorsun.
You think I'm talking about The Chronic 2001.
Kronik hastalardan bazıları ve siz.
Some of the chronics, and you.
Uzun lafın kısası, bu kronik ama tedavi edilebilir bir şey.
The long and the short of it is, this is chronic but treatable.
Results: 1259, Time: 0.0287

Top dictionary queries

Turkish - English