Examples of using Levha in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sen yalancı bir metal levha parçasısın.
Dünyanın kabuğu, levha adı verilen devasa parçalara bölünmüştür.
Kristal levha, kristal levhanin üstünde… bulutlarin ötesine ulasiyor.
Kapıya bir levha astık.
Altın levha.
İki levha koyduğunda ne olur… biliyorsun değil mi?
Haydi Sedgewick! Levha!
İki levha koyduğunda ne olur… biliyorsun değil mi?
Haydi Sedgewick! Levha!
İki levha koyduğunda ne olur… biliyorsun değil mi?
İki levha koyduğunda ne olduğunu biliyorsun değil mi?
Onların altında garip harflerle yazılmış dört tane altın levha buldum.
Sana Denon sunumu için beş levha vereceğim.
Sana Denon sunumu için beş levha vereceğim.
Onların altında garip harflerle yazılmış dört tane altın levha buldum.
Onların altında garip harflerle yazılmış dört tane altın levha buldum.
BÜYÜK LEVHA Bildiğiniz gibi 14 tane büyük… tektonik levha vardır.
Titanyumdan dokunmuş levha bir zamanlar iyi bir fikir gibi gelmişti.
Burada düzinelerce levha var. Ve şu an hepsi eğik haldeler.
İşte bay Bradleyin arabası için levha.