Examples of using Maddeleri in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Onun maddeleri.
Bu maske, insan hayatına zararlı tüm maddeleri gideriyor.
Evet, maddeleri imzalıyoruz.
Ne karıştırıyordu? Onun maddeleri.
Yapışkan, sudaki bazı maddeleri tutmuş.
Sonra ise Güneş rüzgârı bu maddeleri uzağa savurabilir.
Evet. Grubumuz bunu, hassas maddeleri izlemek için kullanır.
Bu kurbanların burun deliklerinde ve kulaklarında bulduğum maddeleri kesinlikle açıklıyor.
IG, kanı temizleyerek seğirmeye neden olan maddeleri etkisizleştirir.
Bu maske, insan hayatına zararlı tüm maddeleri gideriyor.
Evet. Grubumuz bunu, hassas maddeleri izlemek için kullanır.
Kim satıyor? Size bu maddeleri.
Muhtemelen yapışkan, akıntıdaki bazı maddeleri tutmuş.
Yolda tartışabiliriz. Tüm bu maddeleri.
Böylece cildin teri ve diğer yalıtıcı maddeleri toplamaya başlar.
Dünyada yerini bildiğiniz maddeleri koruma altına alın.
Sadece Çinde, bu aktif maddeleri üreten… beş yüz tane tesis vardır.
Bu anlaşmanın maddeleri Polis Reform Müdürlüğünün hazırladığı raporda da yansıtılıyor.
Macauleye sen eklettirdin bu maddeleri, değil mi?
Bütün test ettiği maddeleri sayacak mısın?