Examples of using Mahsus in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ancak sadece bir kereye mahsus.
Hepimiz kendimize mahsus zevklerimiz olduğunu düşünürüz, ama öyle değil.
Kitaba mahsus bu.
Yeğenin mahsus mu yapıyor?
Dilin gönderdildiği kadının kocasına mahsus kayıtlar. Soyadı, Tisman.
Bir kereye mahsus yalan söylemiyorum.
Ona mahsus, otobiyografi yetkisi.
Mahsus iğrençleşmek mi?
Halkın isteklerine mahsus karşı çıkıyor.
Geri zekâlılara mahsus bir şeyi var.
Bunu bir sefere mahsus söyleyeceğim. Bay Meraklı.
Bu da ona mahsus bir güzellik işte.
Bu geceye mahsus, anladın mı?
Bunu mahsus yaptı.
Sunnyye mahsus bilgi verdim. Artık seni bulacağı yeri biliyor.
Annemi mahsus kışkırttın.
Yıldızlara mahsus değil.
Hünkârımız sana, sultanlara mahsus hediyeler yolladı.
Beyaz ayı ise başarıya ulaşır ve kendine mahsus gen dizilerini aktarabilir.
Bıktım bundan. Annemi mahsus kışkırttın.