Examples of using Makul in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Makul görünüyor. Yeter.
Emirleri sorgulamaya izinleri yok. Her makul insan böyle bir.
Benim ki ise çok makul bir çocukluktu.
Uyumlu ol biraz. Bu seni makul yapar, bu da seni sempatik kılar.
Makul miktarda kahve içer.
Bana makul gelen tek cevap bu.
Makul sebep var. Bu, tütsü kokusu değilse tabii.
Makul ol, Vollin.
Makul görünüyor. Yeter.
Duyuyor musun? Makul ol?
Elijah Ford beraberinde yaklaşık 40 dönüm arazi ve makul bir tütün ticareti getirdi.
Şartlarımızı gayet makul bulacaksınız bence.
Ama haftalık makul bir fiyatla yüksek kalite jantın kirasını da ödeyebilirler.
Bay Agos, başka makul gerekçeniz var mı?
Makul bir egzersiz iyi sağlık için gereklidir.
Akıllıca, makul, mantıklı.
Burada olanları makul gösterebilecek tek organizasyon onlar.
Onu yayına alırsanız makul bir insanla mı karşı karşıya olacaksınız?
Sabaha çok daha makul düşüneceğimizi sanıyorum.
Elijah Ford beraberinde yaklaşık 40 dönüm arazi ve makul bir tütün ticareti getirdi.