RATIONAL in Turkish translation

['ræʃnəl]
['ræʃnəl]
rasyonel
rational
rationalist
makul
reasonable
fair
plausible
sensible
reasonably
decent
acceptable
rational
sane
moderate
mantıklı
logic
reason
sense
rational
prudence
akılcı
mental
mind
psychiatric
wisdom
sense
head
intellect
psych
think
intelligence
gerçekçi
real
true
truth
actual
really
reality
fact
genuine
truly
original
akıllı
mental
mind
psychiatric
wisdom
sense
head
intellect
psych
think
intelligence
mantıksal
logic
reason
sense
rational
prudence
mantıklısınız
logic
reason
sense
rational
prudence
mantık
logic
reason
sense
rational
prudence
akıl
mental
mind
psychiatric
wisdom
sense
head
intellect
psych
think
intelligence
akıllıca
mental
mind
psychiatric
wisdom
sense
head
intellect
psych
think
intelligence

Examples of using Rational in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You come over here all rational and normal.
Buraya gelip akıllı, normal konuşmalar yapıyorsun… bu avanak da kanıyor.
I am a logical, rational, intelligent man.
Ben akıllı, mantıklı ve entelektüel bir adamım.
You know it's not rational, clara.
Akıllıca değil, biliyorsun Clara.
Mr. Shore, is war ever rational?
Bay Shore, savaşta mantık olur mu?
We will decide who's rational later.
Kimin akıllı olduğuna sonra karar veririz.
hardly rational.
pek akıllıca sayılmaz.
That and a magic thought, without rational scientific.
Bilim dışı nedenleri olan bu mantık… sihirli bir düşüncedir.
You seem so rational when it comes to your daughter's safety.
İş kızının güvenliğine gelince çok akıllı davranıyorsun.
Y'all be rational, okay? Rational.
Akıllı olun tamam mı? Akıllıca.
You're acting very rational. It's too rational..
Hem de çok akıllı rol yapıyorsun.
You're acting very rational.
Hem de çok akıllı rol yapıyorsun.
It was one of the only rational responses to the irrational situation my life had become.
Hayatımın dönüştüğü bu mantıksız duruma, verdiğim tek mantıklı yanıt oldu bu.
Always rational, always an explanation for everything.
Daima akılcıdır, her şey için bir açıklaması vardır.
What happened to calm and rational?
Sakin ve mantıklıya ne oldu?
You used to be so rational, you know?
Sen eskiden çok mantıklıydın, biliyor musun?
You used to be so rational, you know?
Eskiden çok mantıklıydın, biliyor musun?
Then, I will leave. You're too rational.
Çok rasyonelsin. İzninizle o zaman.
It was one of the only rational responses to the irrational situation my life had become.
Hayatımın dönüştüğü bu mantıksız duruma… verdiğim tek mantıklı tepki bu oldu.
The only rational thing to do is to discuss this and find a solution.
Yapılacak tek makûl şey bunu tartışıp, bir çözüm bulmak.
Because I'm sane, Mrs. Barclay. Sane and rational.
Çünkü aklım başımda ve mantıklıyım.
Results: 1027, Time: 0.0461

Top dictionary queries

English - Turkish