MESAI in English translation

overtime
fazla mesai
mesai
uzatmalar
ekstra ücret
shift
vardiya
mesai
nöbet
değişim
vites
kayması
değişiklik
değiştir
work
çalışmak
çalışıyorum
çalışır
işe
business
işletme
ticaret
meselesi
ticari
işe
şirketi
işle
ilgilendirir
time
zaman
sefer
vakit
kez
defa
süre
zamanında
kaçta
saati
sırası
hours
saat
billing
fatura
faturalama
mesai
muhasebe
ödemelerimizi
ücreti
billable
faturalandırılabilir
çalışma
faturalanabilir
mesai
OT
for over-time
mesai

Examples of using Mesai in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Samanthanın o mesai kağıdıyla ilgili yalan söylediğini söyledin.
You said Samantha lied about that billing sheet.
Çifte mesai, doğru.
Double shift, right.
Mesai saatlerinde gelip gider ve bana hiç haber vermez.
He comes and goes during work hours and never lets me know.
Damarlarımızdaki kan, Sayın Başkan. Yine mesai.
Overtime, again. Blood in our veins, Mr. Mayor.
Boşuna'' mesai saati'' demiyorlar.
They're called"billable hours" for a reason.
Çifte mesai, beyler.
Double time, gents.
Saul. Mesai saatlerinde Saul Goodmanım.
S'all" the time. Saul. Saul Goodman during business hours.
Bu mesai kağıdına göre kesinlikle çalışmışsın.
Well, according to this billing sheet, uh, you absolutely did.
Senin ve Kevinın mesai saatlerindeyse toplam bu kadar kazanıyorsunuz.
And Kevin's shift, combined, During your shift you bring in this number.
Genel merkez çalışanları mesai saatlerinde gezinebiliyor mu? Seung-mi mi?
Can an employee at the headquarters wander around during the work hours? Seung-mi?
Şimdi fazla mesai bile ödenmiyor.
Now we can't even pay the OT.
Çifte mesai, çocuklar.
Double time, boys.
Saul. Mesai saatlerinde Saul Goodmanım.
S'all" the time. Saul Goodman during business hours,- Saul.
Affedersin. Ailem mesai saatleri içinde beni aramaması gerektiğini bilir.
My family knows not to call me during work hours. I'm sorry.
Mesai sonrası çok telefon alıyoruz. -Tamam.
Okay.-We get a lot of calls after our hours.
Mesai dokuz dakika önce başladı, Drew.
Shift started nine minutes ago, Drew.
Evet, çılgın mesai saatleri.
Yeah, crazy billable hours.
Tam zamanlı işime döndüm zaten, mesai aramıyorum. Ne için?
I'm not lookin' for over-time. I already got full-time back, For what?
Yeni araba, mesai.
New car, OT.
Mesai saatleri sırasında dondurma satma demedim mi sana?
What did I say about you selling Popsicles during business hours?
Results: 470, Time: 0.0475

Mesai in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English