MORARMA in English translation

bruising
çürük
morluk
yaraya
izi
bere
ezik
yara
morarma
lividity
morluk
morarma
renk
cyanosis
siyanoz
morarma
var siyanoz
bruises
çürük
morluk
yaraya
izi
bere
ezik
yara
morarma

Examples of using Morarma in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Nedir o?- Morarma alışıldık değil.
What is it? The lividity is unusual.
Gözlerde nokta nokta kan oturması, dilde morarma.
Petichial hemorrhaging, cyanotic tongue.
Bir boğuşma izi yok, morarma izi ya da Susienin vücudunda başka bir iz yok.
Uh… I see no apparent signs of a struggle, no signs of bruising, or any other marks to Susie's body.
Göğsünde fazla miktarda morarma var, büyüklüğüne
There was also substantial bruising on the chest… about the size
katılaşma ve morarma bunu doğruluyor.
rigor and lividity confirm it.
Gövdede deri altı morarma,… kırık kemik
I searched the torso for subdermal bruising, any broken bones
Peki, burada yaptığı yaralanmalar görebileceğiniz gibi, morarma çok ve şişlik var yanı sıra kanama alanları.
Well, as you can see in his injuries here, there's a lot of bruising and swelling as well as areas of bleeding.
Göğsünde fazla miktarda morarma var,… büyüklüğüne
There was also substantial bruising on the chest… about the size
Her kimse, deri altı morarma, defansif yaralar
Without leaving subdermal bruising, defensive wounds,
Her kimse, deri altı morarma, defansif yaralar ya da hipodermik enjeksiyon izi bırakmadan Cidden mi?
Seriously? he was able to toss a man off a building without leaving subdermal bruising, Well, whoever he is,
Her kimse, deri altı morarma, defansif yaralar ya da hipodermik enjeksiyon izi bırakmadan Cidden mi? bir binadan bir adam atabildi.
Whoever he is, he was able to toss a man off a building Seriously? defensive wounds, or any sign of a hypodermic injection. without leaving subdermal bruising.
Ayrıca göğüs kafesinde morarma ve kaburgasında hafif hasar var… ki bu da CPRla tutarlıdır.
Which would be consistent with CPR. and slight damage to the rib cage, Also, bruising on the sternum.
Biraz morarma ve şanslıysan bir kaç kıymıkla yırtarsın.
which would leave some bruising and if you're lucky, splinters.
boynunda morarma ve ellerinde sıyrıklar var.
it looks like there's bruising on his neck, some scrapes on his knuckles.
deri altı morarma, defansif yaralar.
without leaving subdermal bruising, defensive wounds, or any sign of a hypodermic injection. Well, whoever he is.
Bilekler ve ayak bilekleri telle bağlıydı, Uh, işaretler ve morarma boğuşma ve direnme,
Marks and bruising from struggle and resisting,
işaretler ve morarma boğuşma ve direnme,
marks and bruising from struggle and resisting,
Kemik yontulmuş ve piramit kemiğin çevresinde morarma var. Sanki birisi bileğinden bir şeyi çekip çıkarmaya çalışıyormuş.
The bone has been chipped and bruised around the triquetral, like someone was trying to pull something off his wrist.
Nefes borusundaki deniz bitleri, morarma, burun kanaması hepsi,
Sea lice in his esophagus, the cyanosis, oh, and nasal hemorrhage,
Özür dilerim. Nefes borusundaki deniz bitleri, morarma, burun kanaması… hepsi, boğulma sonucu ölümü gösteriyor.
And nasal hemorrhage, all point to death by drowning. I'm sorry. Sea lice in his esophagus, the cyanosis.
Results: 110, Time: 0.0279

Top dictionary queries

Turkish - English