MUHATAP in English translation

dealing with
uğraşmak
anlaşma
ilgilenirim
ile başa
başetmek
üstesinden
ile ilgilen
pazarlık
muhatap
anlaşmayı diş ipi kullanmama şartı ile
talk
konuşmak
konuşalım
söz
sohbet
hakkında
bahsetmek
konuşun
anlat
deal with
uğraşmak
anlaşma
ilgilenirim
ile başa
başetmek
üstesinden
ile ilgilen
pazarlık
muhatap
anlaşmayı diş ipi kullanmama şartı ile
dealt with
uğraşmak
anlaşma
ilgilenirim
ile başa
başetmek
üstesinden
ile ilgilen
pazarlık
muhatap
anlaşmayı diş ipi kullanmama şartı ile

Examples of using Muhatap in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Yobazlarla muhatap olmak istemiyorum!
I don't want to be the object of those bigots!
Onun muhatap gözlü ve sonra onun hakkında baktı.
He eyed his interlocutor, and then glanced about him.
Kimlerle muhatap olduğunun farkında değilsin.
You don't understand who you're dealing with.
Misafirimize muhatap olmalıyız.
We have to treat our guest.
Tom benimle muhatap olmak istemiyor.
Tom is avoiding me.
Laternacılarla muhatap olurum, maymunlarla değil.
I deal with organ grinders, not monkeys.
Muhatap olduğunuz kişilerin kim olduklarının farkında mısınız?
You have any idea who you're in with?
Yani kimle muhatap oluyorsak teknik açıdan kalifiyeye sahip.
Has some technical sophistication. Simmons: So whoever we're dealing with.
Yani kimle muhatap oluyorsak teknik açıdan kalifiyeye sahip.
So whoever we're dealing with has some technical sophistication.
Tüm bunlarla muhatap olmam inanılır gibi değil.
I can't believe I'm answering.
Kiminle muhatap olduğunu sanıyor bu?
Who does she even think that she's talking to?
Ölümle muhatap olmuştum. Muhtemelen.
Probably. I have dealt death.
Ben en fazla seninle muhatap oldum Alicia, Diane ile değil.
It's just… I have mostly dealt with you, Alicia, not Diane.
İkincisi kiminle muhatap olduğunu, yani müşterini iyi tanı?
Two… how to recognize your customer. Who are you dealing with?
Onunla muhatap olmak istemiyorum, tamam mı? Brittany.
I want to have no contact with her whatsoever, okay? Brittany.
Onunla muhatap olmak istemiyorum, tamam mı? Brittany?
Brittany. Um, I want to have no contact with her whatsoever, okay?
Muhatap olduğunuz kişilerin kim olduklarının farkında mısınız?
Do you have any idea who you're in with?
Bununla muhatap olmayacağım.
I'm not doing this.
Kiminle muhatap oldun?
Who would you deal with?
Her ikinizle daha sonra muhatap olacağım.
I will deal with you both later.
Results: 110, Time: 0.0376

Top dictionary queries

Turkish - English