OKU in English translation

read
okuyun
okumak
okur
okuyan
okuma
arrow
ok
oku
okla
arow
yayla
recite
ezberden
ezbere
oku
okuyanlar
okuyun
okuyarak
âyetlerimizi
study
okumak
ders
eğitim
çalışın
öğrenim
incelemek
etüt
çalışır
çalışma
araştırması
reading
okuyun
okumak
okur
okuyan
okuma
arrows
ok
oku
okla
arow
yayla
reads
okuyun
okumak
okur
okuyan
okuma

Examples of using Oku in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ceza sürelerini uzundan kısaya doğru sıralayıp suçları oku.
Sort for longest to shortest sentences, and then start reading.
Glazunov hakkında her şeyi bilmelisin. Bunları oku.
You must know everything about Glazunov. Study these.
Sen devam et, Uli, fakat hissederek oku. Anladın mı?
Continue reading, Uli, but with feeling. Do you understand?
Glazunov hakkında her şeyi bilmelisin. Bunları oku.
Study these. You must know everything about Glazunov.
Altında uyuyacağına… gazeteyi oku, salak herif.
Instead of sleeping under it. You better start reading the paper, redneck.
Yaptım. Shakespearein tüm eserlerini oku.
Study all the works of William Shakespeare. Done.
Bir dahaki sefere daha dikkatli oku. Evet efendim.
Try reading more carefully next time. Yes, sir.
Yaptım. Shakespearein tüm eserlerini oku.
Done. Study all the works of William Shakespeare.
Bir dahaki sefere daha dikkatli oku. Evet efendim.
Yes, sir. Try reading more carefully next time.
Gözlerim beni mahvediyor. Neonun altında çok oku.
Is just killing my eyes. All this reading in this fluorescent light.
Ben seni bırakayım da rahat rahat oku.
I will leave you to your reading.
Oku Rabbinin adıyla ki bütün mahlukatı yarattı.
READ IN THE name of your Lord who created.
Bunu oku… kaltak.
READ THIS. BITCH.
Saf odun.'' Onları oku ve ağla, Fitzy.
READ'EM AND WEEP, FITZY. Stan:"PURE WOOD.
Saf Ağaç.'' Oku ve ağla Fitzy.
Stan:"PURE WOOD. READ'EM AND WEEP, FITZY.
Oku ve ağla Fitzy. Saf Ağaç.
Stan:"PURE WOOD. READ'EM AND WEEP, FITZY.
Onları oku ve ağla, Fitzy. Saf odun.
Stan:"PURE WOOD. READ'EM AND WEEP, FITZY.
Saf odun.'' Onları oku ve ağla, Fitzy.
Stan:"PURE WOOD. READ'EM AND WEEP, FITZY.
Doğru değişken 106 almak için oku birkaç kez basın.
Press the[RiGHT ARROW] several times to get to variable 106.
Kırmızı Oku.
RED ARROW.
Results: 5565, Time: 0.0315

Top dictionary queries

Turkish - English