Examples of using Okursa in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Carl bana İncil okursa inancın huzuru içinde uyuyacağıma inanıyor.
Eğer okursa, paramağını kesecek olan bir okul.
Eger okursa, paramagini kesecek olan bir okul.
Bunu okursa seni bir temiz döver. Doğrusu Chaturvedi olacak.
Ayrıca maili okursa bulunduğu yerin açığa çıkma riskinin olduğunu da biliyorum.
Çok okursa, benim gibi olmaz diye düşündüm.
Eğer iş yerindekiler bunu okursa.
En çılgın yeri de, bunu kim okursa ölüyor.
Eğer senin aklını okursa ölümden korkmalısın.
Tamam mı? Eğer okursa.
Ya gazetede okursa?
Peki ya hikayeyi baban okursa?
Eğer larks manifestosunu okursa.
Eğer larks manifestosunu okursa.
Pekala Larkın bildirisini okursa.
Her kim Yahudi kanunlarını her gün okursa onun dünyada bir yeri olacaktır.
Kanlı kapı Katy bar. Okursa.
Yanlış anlaşılmalar ortadan kalkar. Eğer romanımı okursa.
Yanlış anlaşılmalar ortadan kalkar. Eğer romanımı okursa.
Ama eğer yarın bir gazete alır ve, ben ve bir devlet görevlisiyle ilgili saçma sapan bir hikaye okursa, fikrini değiştirebilir.