Examples of using Onuru in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bugün bu onuru sana veriyorum.
Ölü bir adamın onuru için kavga çıkartır Yalnızca bir aptal.
Şahsıma kabul edemem. Bana lütfettiğiniz bu onuru.
Sırasıyla Gökçen, Arsel ile Onuru seçti.
Birincilik onuru Kelly Berman ve Justin Davise gidiyor.
Hepsi çok cakaliydi ve bulunduklari yerin onuru vardi.
Daira bu onuru sana bahşetsek.
Hadi ama.- Okul onuru.
Bu onuru sana bırakıyorum.
Devrimin ihtişamı ve onuru!
Ben de bu onuru sana bahşediyorum.
Sende biraz İrlandalı onuru vardır sanmıştım.
Gelin ve bu onuru kendiniz yaşayın.
Wealthow, aşkım, Bu onuru neden siz yapmıyorsunuz?
Onur, memur bey. Aile onuru.
Lütfen, bu onuru bahşederseniz.
Pekala. Güney Yakası onuru.
Pekala. Güney Yakası onuru.
Şimdi, Bob, bu onuru bana bahşeder misin?