Examples of using Ordular in Turkish and their translations into English
{-}
-
Ecclesiastic
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Generale anlatıyor ve ordular yürüyor.
sanat, ordular, düşünceler, her şey.
Bu süre boyunca kutsal şehirden gelen ordular Şamdan döndüler.
Ilerleyen ordular ya da vahşi hayvanlar gibi. Bu, biz insanlar için herşeyi daha da zorlaştırıyor, Çünkü donanımlı evrimleşmemizin sonucu olarak, çok acil tepkiler vermeye yatkınız.
Hani size ordular gelmişti de üzerlerine bir rüzgâr ve sizin görmediğiniz ordular salıvermiştik. Allah ne yaptığınızı görüyordu.
yabancı ordular akın ediyor
yabancı ordular akın ediyor
Allahın size olan nimetini hatırlayın; hani size ordular saldırmıştı da, biz onlara karşı bir rüzgar ve sizin görmediğiniz ordular göndermiştik.
Süleyman için, cinlerden, insanlardan ve kuşlardan ordular oluşturulmuştu ve düzenle sevkediliyorlardı.
Ordular, BHyi meydana getiren ve büyük ölçüde etnik özellik taşıyan iki taraf olan Sırp Cumhuriyeti ve Müslüman-Hırvat Federasyonunun yetkisi altındaydı.
Fırtınalar yaklaştığında ve ordular toplandığında… dünyanın en bilge adamı ve dünyanın en bilge kadını… dağın sırtında durup el ele tutuştu.
Allahın üzerinizdeki nimetini anın. Hani size ordular gelmişti de üzerlerine bir rüzgâr ve sizin görmediğiniz ordular salıvermiştik.
sizin göremediğiniz ordular göndermişti de Kendisini tanımayan o kâfirleri azaba uğratmıştı.
Fırtınalar yaklaştığında ve ordular toplandığında… dünyanın en bilge adamı
biz onlara karşı bir rüzgar ve sizin görmediğiniz ordular göndermiştik.
Ey inananlar, Allahın size olan nimetini hatırlayın, hani bir zaman size ordular gelmişti de biz onların üzerine bir rüzgar ve sizin görmediğiniz ordular göndermiştik.
sizin göremediğiniz ordular göndermişti de Kendisini tanımayan o kâfirleri azaba uğratmıştı.
Fırtınalar yaklaştığında ve ordular toplandığında… dünyanın en bilge adamı ve dünyanın en bilge kadını… dağın sırtında durup el ele tutuştu.
sizin göremediğiniz ordular göndermişti de Kendisini tanımayan o kâfirleri azaba uğratmıştı.
biz onların üzerine bir rüzgar ve sizin görmediğiniz ordular göndermiştik.