ARMIES in Turkish translation

['ɑːmiz]
['ɑːmiz]
orduları
army
military
legion
askerler
soldier
military
private
army
troop
marine
man
GI
ordular
army
military
legion
ordu
army
military
legion
ordularını
army
military
legion
askerleri
soldier
military
private
army
troop
marine
man
GI
askerlerini
soldier
military
private
army
troop
marine
man
GI
askerlerinizi
soldier
military
private
army
troop
marine
man
GI

Examples of using Armies in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You think the armies of Heaven should just follow you around?
Cennetin ordusunun senin peşinden gezeceğini mi sanıyorsun?
Fighting armies and stuff.
Ordularla falan savaşıyordun.
Our armies have defeated the Mercians.
Ordumuz Mercialıları yendi.
You and your sons and your armies, all doing the right thing!
Sen, oğulların ve ordunuz, hepiniz doğru şeyi yapıyorsunuz!
Your armies were defeated.
Ordularınız bozguna uğradı.
Our armies are outflanked by the Chinese.
Çinliler ordumuzun etrafını çevirdi.
Our remaining armies are trying to hold off the sieges laid.
Geri kalan ordumuz, kuşatma çemberini uzaklaştırmaya çalışıyor.
And we shall found our own armies, our own religion, our own dynasty!
Kendi ordumuzu, kendi dinimizi kendi hanedanımızı kuracağız!
Secondly, you have no armies, young lady.
İkincisi, ordunuz yok, genç bayan.
If it is decided to move our armies into Greece.
Ordularımızın Yunanistana hareketine karar verildiyse.
Our armies plundered the East for oil to preserve our way of life.
Ordularımız yaşam standartlarımızı korumak için doğunun petrolünü yağmaladı.
We appoint Vultan General of our armies.
Vultanı ordularımızın komutanı yapacağız.
He talked to three armies at once, with his mind.
Zihniyle üç orduyla aynı anda konuştu.
I suppose you and your droid armies can do better?
Galiba siz ve droid ordularınız daha iyisini yapabilir?
I'm in the middle of some important business with one of the many private armies I run.
Yönettiğim özel ordulardan biriyle önemli bir iş üzerindeyim.
I am not quite sure that the armies of Ehb… are ready for women warriors.
Ehb ordusunun kadın bir savaşçıya hazır olduğundan pek emin değilim.
Go with the armies to Ehb.
Ehb ordusuyla birlikte git.
The strength of our combined armies… shall allow for generations of peace and tranquility.
Birleşmiş ordularımızın gücüyle barış ve sükûnet nesilleri mümkün olacak.
We were forced to use a weapon that was built to fight armies.
Ordularla savaşması için yapılan bir silahı kullanmak zorunda kaldık.
And that certainly Our armies will be victorious.
Bizim ordumuz kesinlikle üstün gelecektir.
Results: 2101, Time: 0.0604

Top dictionary queries

English - Turkish