Examples of using Oturma in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Oturma odanda sigara içmem Dan.
Kendi oturma odamda kar küreyeceğim.- Çoğu zaman yanlış tahmin ediyorlar.
Oturma odasına mobilya yok ki.
Jimmylerdeydim. Yeni oturma odasını boyamasına yardım ettim.
Sonra O oturma odasına gitti ve toplanmaya başladı.
Kısırlaştırıldığınızda size en rahat oturma şeklini kim öğretti?
Yeni oturma odasını boyamasına yardım ettim. Jimmylerdeydim.
Oturma izni başvurusu.
Baksana, oturma odasında solucanları var.
Oturma izni başvurusunda bulunmadan önce Finlandiyada eğitim yerinizin olması gerekir.
Oturma izni başvurusu işlemleri iki etaplıdır.
Oturma iznine başvurmak.
İşi bulduğunuzda, oturma izni almak üzere başvuru yapabilirsiniz.
AB vatandaşının oturma hakkı otomatik olarak kaydedilmez.
AB vatandaşının oturma hakkının kaydedilmesi için Enter Finland hizmetinde başvuruda bulunun.
Oturma hakkının kaydı geçici olarak geçerlidir.
Oturma odasına gel de neler getirdiğine bir bakalım.
O zaman oturma da sorun olur, Charles.
Şimdi oturma zamanı değil!
Oturma şekline bakın.