PAKETLER in English translation

packages
paket
paketle
packets
paket
packs
paketi
sürüsü
topla
çantası
toplan
torbası
paketle
sürü
hazırla
hazırlan
parcels
paket
parsel
kargo
koli
arazinin
bohçayı
bundles
bohça
paketi
demeti
yığını
para
bir tomar
paraya
deste
wrap
paket
naylon
sargı
ambalaj
şal
sar
sarın
dürüm
paketle
işi
bags
çanta
torba
poşet
bir paket
kese
çuval
yastığı
tulumu
paketle
packaging
ambalaj
paket
paketleme
ambalajlama
kutusu
the packers
packer
package
paket
paketle
packing
paketi
sürüsü
topla
çantası
toplan
torbası
paketle
sürü
hazırla
hazırlan

Examples of using Paketler in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Maria? Maria, şunları benim için paketler misin lütfen?
Maria? Maria, could you wrap this stuff for me, please?
Yani, nakliye sırasında paketler nadiren hasar görür.
I mean, parcels are rarely damaged during shipping.
Kayıp paketler. Bir tren.
A train. Lost packages.
Tüm paketler havaalanı kamyonuna.
Every package on the airport truck.
O 50 kiloluk paketler sanki bir tondan daha fazlaymış gibi gelir.
Feel like they weigh more than a ton. Those 50 kilo bags.
Küçük çocuklar, özellikle, renkli paketler ve plastik oyuncaklardan etkileniyorlar.
Little kids, especially, are attracted by colorful packaging and plastic toys.
Tomun annesi ona her gün bir öğle yemeği paketler.
Tom's mother packs him a lunch every day.
Söylüyor: dün garip bir posta ile gönderildi… paketler.
Sings: yesterday he sent by mail two strange… packets.
Huh? Demek istediğim, paketler nadiren zarar görür.
Huh? I mean, parcels are rarely damaged during shipping.
Kayıp paketler. Bir tren.
Lost packages. A train.
Onu bir hediye olarak paketler misiniz?
Could you wrap it as a gift?
Paketler ve bir VHS.
Package and a VHS.
Tamamen kağıt paketler.
All paper packaging.
Melinda, adamın plastik paketler gömdüğünü gördün.
Melinda, you saw the guy bury plastic bags.
çeşitli paketler.
variety packs.
Evden gelen mektuplar, paketler.
Letters, parcels from home.
Beş kıtadaki düzinelerce avukatlık bürosuna paketler gidecek.
A dozen law firms on five continents are gonna get packets.
Paketler ayaklarımın altındaydı. Alış veriş yapmıştım, tüm.
I would been shopping and I had all these packages around my feet.
Bunları benim için düzgünce paketler misiniz?
Can you wrap these neatly for me?
Stavros, hanıma paketler için yardımcı ol.- Aratoon!
Stavros, help her with the package.- Aratoon!
Results: 380, Time: 0.0414

Top dictionary queries

Turkish - English