Examples of using Paran in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Beni burada tutmak için paran yetmez.
Otobüs paran.- 12 Numara.
Öyleyse yazı tura için paran vardır sanırım. Şey.
Sadece paran varsa iyi bir hayat yaşayabilirsin.
Bir uçak kiralamışsın. Ama biliyorum ki bunun için çok paran yok.
Seni yerin dibine sokmak için paran verenlerle aynı kişiler.
Otobüs paran.- 12 Numara.
Paran varsa ödünç alabilir miyim?
Üzgünüm! Kızartacak paran yok mu?
O senin cenaze paran olacak hırsız.
Sürekli ruhani olacak kadar paran yok.
Tren için paran var mı?
Sıradaki! Paran var mı?
Üzgünüm! Kızartacak paran yok mu?
Bir takım için paran yok.
İmkanı yok Çünkü paran yok.
Sıradaki! Paran var mı?
Hiç paran var mı?
Hem senin taksi paran bile yok.
böyle yaşayacak paran yok.