Examples of using Perdeyi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Perdeyi ve bornozu da. Masayı eve götüreceğim.
Her sabah perdeyi açmamı bekleyerek camda mı bekliyorsun?
Perdeyi kapat ve kendi işine bak.
Perdeyi kapamadan önce gel.
Perdeyi aç. Leigh.
Perdeyi del. Ne yapayım?
İIk iki perdeyi izledim. Longun.
Perdeyi kaybettik galiba.
Peki o zaman neden perdeyi kapıyor?
Perdeyi kaldıralım mı?
Perdeyi açmak için gerekli malzemeler işte burda.
Perdeyi kaldırın lütfen.
Perdeyi aç. Leigh.
Perdeyi del. Ne yapayım?
Çehov seyircilerin arasından ayrılarak son iki perdeyi sahne arkasında geçirdi.
Pekala, perdeyi açın.
Echo 1 perdeyi kapadı.
Oyun için bu perdeyi asla zamanında bitiremeyeceğim.
Perdeyi kapamadan önce ona şöyle bir bakma izni verdim.
İkinci Perdeyi henüz görmedim.