Examples of using Piknik in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Annemle babam kaç kere orada piknik yaptırmaya zorlamıştı?
Annemle babam kaç kere orada piknik yaptırmaya zorlamıştı?
Sanki piknik yapacakmışsınız gibi söylüyorsun.
Akşamki piknik nasıldı?
Piknik yaparız.
Piknik sepeti nerede, buradaydı?
Bugün piknik zamanı!
Düşüneceğimiz şeyler sadece piknik, kızarmış sosisler
Dün piknik nasıldı?
Nehir kenarında piknik yapıyorduk ve o yüzmek istedi.
Piknik iptal edildi.
Piknik yemeği hazırlamıştım.
Piknik yeri mi sandın?
Piknik ama bu.
Balonda piknik yapacağız yani.
Bugün piknik yapacağız.
Burası piknik alanı.
Piknik için bir tometes buldum!
Piknik herkesi mutlu eder!
Bu cumartesi piknik yapacağız, sen de gel.