PLANLANAN in English translation

planned
planlıyorum
scheduled
program
takvim
çizelge
plan
ayarla
tarifesi
zamanlama
saatlerini
of planning
planlama
plan
plans
planlıyorum
plan
planlıyorum
planning
planlıyorum
preset
ayarlı
ayar
planlanan
ayarladı

Examples of using Planlanan in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Planlanan sürüş hızını biraz daha arttırmalarını isteyebilirim.
I could ask them to increase the planned driving speed a little.
Planlanan saatte… köşeyi döndüm.
At the arranged time,… I turn the corner.
Planlanan saatte… köşeyi döndüm.
I turn the corner. At the arranged time.
Planlanan geri dönüş pozisyonlarına benziyor. Kanlarındaki gümüş.
Looks like the projected return locations. The silver in their blood.
Kanlarındaki gümüş. Planlanan geri dönüş pozisyonlarına benziyor.
The silver in their blood. Looks like the projected return locations.
Kanlarındaki gümüş. Planlanan geri dönüş pozisyonlarına benziyor.
Looks like the projected return locations. The silver in their blood.
Planlanan geri dönüş pozisyonlarına benziyor. Kanlarındaki gümüş.
The silver in their blood. Looks like the projected return locations.
Planlanan bu değildi.
This isn't what was planned.
Sadece planlanan şeyler için insanlığa ilham veriyorum.
I am simply seeking to inspire mankind to all that was intended.
Sadece planlanan şeyler için insanlığa ilham veriyorum.
Mankind to all that was intended. I am simply seeking to inspire.
Bu yaz başlaması planlanan çalışmalar 18 ay sürecek.
Work is scheduled to start this summer and will last 18 months.
Planlanan geri dönüş pozisyonlarına benziyor.
Looks like the projected return locations.
Doğu Denizi, geçmesi planlanan bir testtir.
The East Sea is a test he is predestined to undergo.
En başından beri benim için planlanan bazı şeyler vardı.
It was always something that had been planned for me.
Bu üçüncü çeyrek için planlanan gelirdi.
That was based on third quarter projected earnings.
Marge, çocuklarımız dışında, önceden planlanan bir düğünü hak ediyorsun.
Marge, you deserve a wedding day that, unlike our children, was planned in advance.
Ay için, kaçış planlanan ve işe yaramadı.
For months we planned escape, but it didn't work out.
Maliye Bakanı Mladjan Dinkiç de planlanan teknoloji yenileme kredilerini doğruladı.
Finance Minister Mladjan Dinkic has also confirmed the planned technological renewal credits.
O, onu suçlu göstermek için planlanan bir kimlik hırsızlığının kurbanıdır.
He's the victim of an elaborate identity theft, intended to make him look guilty.
Anlaşıldı. Tüm takımlar, planlanan irtifaya yükselin.
Roger. All squads, ascend to planned altitude.
Results: 713, Time: 0.037

Top dictionary queries

Turkish - English