Examples of using Postunu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Herkül canavarı çıplak elleri ile öldürdü ve postunu ganimet aldı.
Yalnızca kurmalı yaydan atılacak kara oklar… delip geçebilirdi ejderhanın postunu.
Ayıyı öldürmeden önce postunu satma.
Ne yapıyorsun?- Postunu kurtarıyorum.
Cesur Kraliçene, saygımın bir göstergesi olarak senin postunu göndereceğim.
Ona güvenemezsin. O kendi postunu kurtarmaya çalışıyor.
Yani? Biri, beyaz adamın tilki postunu sevdiğini duydu.
Onu dinleyemeyiz. Yalnızca kendi postunu kurtarmak istiyor.
Zapata sadece onun postunu kurtarmaya çalışıyordu.
Tilki postunu çok seviyor.
Artık hemşerilerimin çoğu, kendi postunu kurtarmak konusunda çok becerikli.
Ben Tuck Ordwayın postunu istedim, evini değil.
Pis, işsiz postunu dükkanımdan uzak tut.
Bir adamın postunu korumak onu korumak değildir.
Kendi postunu koruyacak.
Pis, işsiz postunu dükkanımdan uzak tut. Yok.
Eğer üstünden şu geyik postunu çıkartıp şık giyinirsen… hoş ve sevimli bir kız olacağını seziyorum.
O da beyaz bufalonun sihirli postunu aldı kolları kuzeyden güneye doğru açılmış halde onu omuzlarının arasına gerdi.
Ben onun postunu kurtardım, sen
Zorlandım. eğer senin o tilkinin postunu ya da tüyünü görürsem, şey.