FUR in Turkish translation

[f3ːr]
[f3ːr]
kürk
fur
coat
mink
pelts
furry
tüyleri
feather
hair
fur
fuzz
quill
of fluff
lint
plumage
tüy
feather
hair
fur
fuzz
quill
of fluff
lint
plumage
postu
hide
pelts
fleece
fur
a duvet
mail
kürkü
fur
coat
mink
pelts
furry
kürklü
fur
coat
mink
pelts
furry
kürkünü
fur
coat
mink
pelts
furry
tüylü
feather
hair
fur
fuzz
quill
of fluff
lint
plumage
tüyler
feather
hair
fur
fuzz
quill
of fluff
lint
plumage
tüylerini
feather
hair
fur
fuzz
quill
of fluff
lint
plumage
post
hide
pelts
fleece
fur
a duvet
mail
postunu
hide
pelts
fleece
fur
a duvet
mail
postumuz
hide
pelts
fleece
fur
a duvet
mail

Examples of using Fur in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
White fur, brown ears,
Beyaz tüyleri, kahverengi gözleri,
There's tons of animal fur around.
Etrafta tonlarca hayvan tüyü var.
Pretty soon we're all in human breeding camps wearing fur bikinis.
Yakında tüylü bikiniler giyerek insan yetiştirme kamplarını boylarız.
I got this stuff… and my mother's fur for storage.
Annemin kürkünü depodan getirdim. Bunu ve.
I have never seen that animal before with the sharp teeth and beautiful white fur.
Sivri dişli, beyaz kürklü bu hayvanı daha önce hiç görmedim.
The fur and the teeth mark could be from a wolf.
Bu tüyler ve diş izleri bir kurda ait olabilir.
Brown fur, round nose.
Kahverengi tüy, yuvarlak burun.
Mouse fur, mouse bones,
Fare tüyleri, fare kemikleri;
That's rabbit fur.
Bunlar tavşan tüyü.
This is literature? Now you brush the fur.
Edebiyat mı oluyor şimdi bu? Postu fırçala.
It can make the fur more beautiful.
Tüylerini daha güzel yapıyor.
A brown thing of fur?
Kahverengi tüylü şey mi?
You know you love an excuse to wear your fur. Oh, come on.
Ah, hadi. Pek sevdiğin kürkünü giymek için yine bir bahanen oldu.
How do I get fur?
Tüyler nasıl çıkacak?
I will bring it to you. A fur coat?
Ben sana getiririm. Kürklü manto mu?
I feel fur. Did you hear that?
Tüy hissediyorum. Sen de duydun mu?
Look, snow white fur.
Bak, tüyleri kar beyazı.
And some bear hair, fur.
Ve biraz ayı saçı, tüyü.
Now you brush the fur. This is literature?
Edebiyat mı oluyor şimdi bu? Postu fırçala?
So we have three fur babies.
Üç tüylü bebeğimiz var.
Results: 1397, Time: 0.0752

Top dictionary queries

English - Turkish