Examples of using Renkli in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Renkli camlı mavi araba değil, değil mi?
Bu renkli çizgileri mi? Bunu mu?
Herkes renkli olmaya başladı.
Bu renkli çizgileri mi? Bunu mu?
Efendi, Astartenin Samarra adındaki, baş rahibesi Renkli Duvarda değil.
Heidelberg. Bir dinozor, dört renkli, makinenin ağırlığı hissediliyor.
Gelecek sefer daha renkli bir şeyler giy.
Herkesin görmesi için onu Renkli Duvara asalım.
Sen ve kızılderili kadın şu renkli mısırlardan pişirdiniz mi?
Heidelberg. Bir dinozor, dört renkli, makinenin ağırlığı hissediliyor.
Peki ya dışarda renkli, içerde beyaz olsa nasıl olur?
baş rahibesi Renkli Duvarda değil.
Aşırılığa karşı gün için slogan'' kahverengi yerine çok renkli'' idi.
Tamam. Burada renkli lambalar var.
Yüzünün örtüsü 9 renkli.
Nahreeb öldü. Herkesin görmesi için onu Renkli Duvara asalım.
Bunu büyüt ve birkaç renkli grafik ekle.
Bu tür gri ve beyaz renkli olup, kuyrukları sarıdır.
Brad Pittin Baron Toulourla ilk görüştüğü renkli gözlükleri.
Hadi. Herkes renkli olmaya başladı.
