RISKINI in English translation

risk
tehlike
göze
chance
şans
fırsat
risk
ihtimali
olasılığı
risks
tehlike
göze
chances
şans
fırsat
risk
ihtimali
olasılığı
risking
tehlike
göze

Examples of using Riskini in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Emirin uğruna ABDyle savaş riskini alacağı kadar değil ama.
Not enough for the emir to risk war against the US.
Hayır demesi riskini göze alamadım tamam mı?
Look, I can't take the chance that he will say no?
Ve bu operasyonun riskini de göz önüne alıyorum.
And I consider this operation risky.
Bu arada otururken görülme riskini alamam. Burada bekle.
There is no way I am risking being seen Stay here.
Yıl uğursuzluk riskini alır mısın? Öyle mi?
Is that so? Willing to risk seven years' bad luck?
Korkup vazgeçmesi riskini almak istemiyorum.
I won't risk getting him scared into backing off.
Neden yakalanma riskini alıyoruz?
Why you think… why are we risking getting caught?
Kendini riskini içine sokmak hani.- Ney?
You know, putting yourself at risk.- What?
Kendini riskini içine sokmak hani.- Ney?
What? You know, putting yourself at risk.
Aşırsak, onu korkutma riskini alırız ve sonra onun işbirliği şansını kaybet.
If we overreach, we risk spooking her and then lose any chance of her cooperation.
Fakat riskini anlatmadan vermeyin.
But be careful to explain the risks.
Enfeksiyon riskini düşünürsek, bunu anlayacak zamanımız yok.
With the risk of infection, we don't have time to find out.
Virüs bulaşanların sayısının artması riskini alamam. Ne? Neden?
Why? Because I don't care to risk increasing the number of infectees. What?
Hipotermiye yakalanma riskini diğer eyaletlerden on kat yüksek kılıyor.
Ten times higher than in any other state. makes the odds of catching hypothermia.
Hipotermiye yakalanma riskini diğer eyaletlerden on kat yüksek kılıyor.
Makes the odds of catching hypothermia ten times higher than in any other state.
Eğer uyurgezer birisini uyandırırsan, üstüne işenmesini riskini alırsın.
You wake a sleepwalker, you risk getting urinated on.
Khalid Ansarinin buralara gelme riskini alacağını düşünmezdim.
I didn't think Khalid Ansari would risk coming stateside.
Sen ya da başka birinin o adam tarafından tutsak edilmesi riskini almayacağım.
I won't risk you or anyone else being taken prisoner by that man.
Bunu bir cadı avına dönüştüreceksin, onları korkutma riskini alacaksın.
You turn this into a witch-hunt, you risk spooking them all.
Neden evine geri dönme riskini alsın?
Why would he risk returning to his apartment?
Results: 1570, Time: 0.0362

Top dictionary queries

Turkish - English