Examples of using Saatin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Babacım, neden bu kadar çok saatin var?
Saatin kaç olduğundan haberin var mı, hayatım?
Babacım, neden bu kadar çok saatin var?
Senin gitme saatin.
Çünkü çok fazla saatin var.
Güneşin pozisyonuna göre, teknik ekip saatin doğru olduğunu onayladı.
Sekreter ofisi haber verirsin tarih ve saatin devam edeceğiz.
Parlak ya da mat,… önemli olan saatin ne kadar doğru olduğunu söylemesidir.
Parlak ya da mat,… önemli olan saatin ne kadar doğru olduğunu söylemesidir.
İşemem lazım. Senin saatin kaç?
Haberleri olmaz.- Saatin farkına varmadım.
Yarın saatin 11. vuruşunda saldırıyoruz.
Saatin zamanı geldiğinde bir trenin ıslığına benzer?
Saatin nesi var?
Yarım saatin var, tamam mı?
Saatin yanındakinden.
Saatin parçası.
Buradaki şey saatin yüzüne benzemiyor mu?
Saatin var mı Gaston?
Saatin tüm parçalarını mühürleyerek güvende tutacağız.