Examples of using Saatte in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Hayır. Bu saatte kızım yok.
Oh, Saatte baktım.
Elbette.- Sen bu saatte yatmazdın?
Yedi. Elfie kendi istediği saatte yatar.
Yedi. Elfie kendi istediği saatte yatar.
Tatlım, gözün saatte olsun.
Saatte güneş çiği buharlaştırıp kaktüslerin yüzeyini kurutacak.
Bu saatte, bu yerde, Bay Swearengeni.
Dipte her yarım saatte bir sancak tarafına döner.
Saatte 250$ Yapmam lazım.
Geç saatte yatağının dışında yakalanmak istemezsin.
Saatte$ 7-$ 8,5 kazanıyorum, 21. yüzyıldayız.
Bu saatte bizi arama sebebin nedir bakalım?
Namlusunu saatte bir değiştirirsen süresiz ateş edebilirsin.
Yani bir bir buçuk saatte 82.5 kilometre de saatte 55 kilometre eder.
Saatte bir onu kontrol et.
Doktor saatte bir tane almanı söyledi. Sana güç verecek.
Bir buçuk saatte orada olabilirsin.
Cinayetin olduğu saatte cafede başkaları da vardı.
Bu saatte kapanır burası, ama benim için açık tutuyorlar.