SAHA in English translation

field
saha
arazi
bölge
sahra
alanı
alanını
tarlası
tarla
kalkanı
ground
toprak
zemin
kara
temel
saha
yeraltı
alt
arazi
yere
yer
pitch
saha
zift
atışı
eğim
akort
atış
konuşması
sunum
zifiri
perdesini
court
saray
duruşma
kort
saha
adliye
mahkemeye
saraya
divanı
site
sitesi
bölgesi
alanı
alanına
yeri
sahası
yer
tesisi
mekanı
mahalli
course
elbette
tabi
tabiki
gerçi
tabii
rotayı
kursu
rota
dersi
gidişatını
fieldwork
saha çalışması
sahaya
arazi çalışmaları
arazi işi
rink
piste
pateni pisti
sahası
pateni sahasında
buz pistinde
saha
fields
saha
arazi
bölge
sahra
alanı
alanını
tarlası
tarla
kalkanı
grounds
toprak
zemin
kara
temel
saha
yeraltı
alt
arazi
yere
yer

Examples of using Saha in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Knicks maçında saha kenarında oturmuş.
You're never sitting court side at a Knick game.
Saha yöneticisi, buzu temizleyip, gitmek istiyor.
The rink manager, he wants to clean the ice and go home.
takımım saha işlerini yaptı.
my team did the ground work.
Tıbbi acil durumu vardı ve saha dışına taşındı.
And she was transported off site. She had a medical emergency.
Hadi, biraz kemik sesi duysun. Güzel saha.
Nice pitch. Come on, let him hear some chin music.
hâlâ saha işi yapıyorsun.
you still do fieldwork.
Ben 4 yeşil saha görüyorum. Birinde İngilizler var.
I see four green fields, Brits in one of them.
Ayrıca Meghnad Saha ile birlikte gerçek gazlar için bir durum denklemi yayınladılar.
He also published an equation of state for real gases with Meghnad Saha.
Saha kalabalık değildi.
Course not crowded.
Bu saha sizin malınız değil Bay Spence.
You don't own this court, Mr. Spence.
Ben, Holt, saha sistem mühendislerinden bazıları.
Me, Holt, uh, some of our ground systems engineers.
Tıbbi acil durumu vardı ve saha dışına taşındı.
She had a medical emergency and she was transported off site.
John Murphy kendinden pası aldı… saha boyunca topu sürüyor.
Dribbling down the pitch. John Murphy takes the pass… from himself, mind you.
Louis Saha, şuna bak.
Louis Saha, look at that.
Ama o saha başarısız olmak için tasarlandı.
But that course is designed to force failure.
Ben 4 yeşil saha görüyorum. Evet, yüzey.
Yes, surface. i see 4 green fields.
Biz sadece… Bu saha sizin malınız değil Bay Spence.
We was just… You don't own this court, Mr. Spence.
Ve burada Avustralyada, saha daha büyük.
And here in Australia, the grounds are bigger.
Bilhassa CIA ve ordu saha operasyonları için.
The CIA and Army ground ops, specifically.
John Murphy kendinden pası aldı… saha boyunca topu sürüyor.
John Murphy takes the pass… from himself, mind you… dribbling down the pitch.
Results: 1881, Time: 0.0519

Top dictionary queries

Turkish - English