Examples of using Sakso in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ağır sakso.
Donna Doty köpeklere sakso çekiyor diyorlar.
UCLAdeki Alman profesör sakso çekmişti ya o havuzda.
Bir adama sakso falan çekmiş olabilir.
Herhalde sana sakso falan çekmek istiyordur.
Pekala ona sakso çekmemi falan mı istiyorsun?
Güzel sakso çeker misin?
Bir erkeğe nasıl sakso teklif ettireceğimi bilip bilmediğimi mi soruyorsun?
İşi sırf sana sakso çekiyor diye teklif ediyorsun.
Jimmy, sakso ne demek?
Umarım sana sakso çekerlerken daha iyi gözüküyorlardı.
Umarım sana sakso çekerlerken daha iyi gözüküyorlardı.
Harika. Culhanee sakso çekmiş gibi davranmam iyi olmuş.
Sakso zamanı geldi, bayım.
Sakso zamanı, bayım.
Ben sakso istemek.
Kimse birine sakso çekip bütün gün beraber İKEA gezmek istemezsin.
Christina Gallagher… Sikime sakso.
Donene kadar kimseye sakso cekmemeye calis.
Eee, söylesene… sakso yaptırdın mı?