Examples of using Sal in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sal.- Ne gördün?
Şimdi sal gitsin. Anladın mı?
Gök gürültüsünü sal!
Eğer bilmenin zevkini yaşamak istiyorsan, bir saat için beni sal.
Bu, sal nehir yarışı olacak.
Ejderhanı sal gitsin. Ne var?
Hayır, aslında, sal öfkeni.
Tamam. Şimdi sal.
Belki bazı parçaları sal için hazırladığım telsizde çalışabilir.
Sal kendini gitsin.
Tamam, konuklarımızı sal.
Unutma, tüm zengin insanlar canavardır o yüzden canavarı sal.
Sal dağılıyor! Baba!
Dinle, oraya vardığında, atı çayıra sal.
Hadi yakala şunu, Sandy!- Bebeği sal!
Sonra bırak ve içindeki tüm kötü titreşimleri sal.
Baba! Sal dağılıyor!
Polisleri sal. Onları dışarı sal.
Hadi yakala şunu, Sandy!- Bebeği sal!
Baba! Sal dağılıyor!