Examples of using Salma in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Mısır donanmasını Antony ve Brutusun üzerine salma zamanı. Savaşa hazır olun!
Canavarı salma zamanın.
Köpekleri salma vakti.
Salma, onunla evlenmek istediğini söylüyor.
Salma içeride mi?
Kadim bir şeytanı kafesinden salma fikri hangi akıllıdan çıktı?
Genesisi salma vakti geldi.
Çocuğu sokağa salma, yeter.
Validen tüm mahkumları salma kararı geldiğinde işler çoktan çığırından çıkmıştı.
Validen tüm mahkumları salma kararı geldiğinde işler çoktan çığırından çıkmıştı.
Lucas, bankanın ismi Salma.
Diğer müvekkilimi de salma vakti.
İyi misin, Salma Hayek?
Bu bölüme kimseyi salma.
İstesem bile seni salma yetkim yok.
Yılanları dışarı salma zamanı.
Onları hiçbir şekilde salma.
Ölümcül bir mantarı salma zamanı.
Çukur gözlüyü salma üzerime.
Salma… gerçek adım Salma.