SALMA in English translation

salma
selma
releasing
serbest
tahliye
azat
serbest bırakın
salın
yayınlanmasından
sal
sürümü
salınımı
salıver
to strike
saldırmaya
vurmaya
saldırı
grev
saldıracağını
çarpmaları
darbesinde
vuruş yapmak
don't let
sakın
izin verme
müsaade etme
bırakma
dont let
giden , sakın
edenin
çıkarmasın şüphe yok
edenler
uğratmayız
unleashing
serbest
serbest bırak
sal
açığa çıkar
salıver
üzerinize
saliver
salabilirdi
salıverilmesine
salacağım
release
serbest
tahliye
azat
serbest bırakın
salın
yayınlanmasından
sal
sürümü
salınımı
salıver

Examples of using Salma in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Mısır donanmasını Antony ve Brutusun üzerine salma zamanı. Savaşa hazır olun!
Time to launch the egyptian fleet on both Antony and Brutus!
Canavarı salma zamanın.
Time to unleash the beast.
Köpekleri salma vakti.
Time to release the hounds.
Salma, onunla evlenmek istediğini söylüyor.
Salmasays she wants to marry him.
Salma içeride mi?
Is Salma in?
Kadim bir şeytanı kafesinden salma fikri hangi akıllıdan çıktı?
To let an ancient demon out of his bloody cage? Whose brilliant idea was it?
Genesisi salma vakti geldi.
Time to release Genesis.
Çocuğu sokağa salma, yeter.
Just keep the baby out the streets.
Validen tüm mahkumları salma kararı geldiğinde işler çoktan çığırından çıkmıştı.
To release all inmates. order came through from the Governor Things were already pretty bad when the.
Validen tüm mahkumları salma kararı geldiğinde işler çoktan çığırından çıkmıştı.
Things were already bad when the order came through to release all the inmates.
Lucas, bankanın ismi Salma.
Lucas, the bank's name is Salma.
Diğer müvekkilimi de salma vakti.
Time to release my other client now.
İyi misin, Salma Hayek?
Are you okay, Salman Hayek?
Bu bölüme kimseyi salma.
Let no one else in this area.
İstesem bile seni salma yetkim yok.
Even if I wanted to, I don't have the authority to release you.
Yılanları dışarı salma zamanı.
Time to let the snakes out.
Onları hiçbir şekilde salma.
Leave them no way out.
Ölümcül bir mantarı salma zamanı.
Time to unleash a deadly fungus.
Çukur gözlüyü salma üzerime.
Don't send that eye-hole to attack me.
Salma… gerçek adım Salma.
Salma… my real name is Salma.
Results: 126, Time: 0.0516

Salma in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English