SALMAN in English translation

salman
selman
salmon
to let
izin
bırakmak
vermek
müsaade
sana
veren
içeri
bildirmek
salmaya
eden

Examples of using Salman in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Yazında, Salman Khan, Kareena Kapoor,
During the summer of 2006, Kapoor embarked on his first world tour, the"Rockstars Concert", along with Bollywood stars, Salman Khan, Kareena Kapoor,
Hafta başında, Salman, vincin, ay sonunda Hacca gelen yüz binlerce Müslümanın bulunduğu Mescid-i Haramın avlusuna devrilme nedenini bulacaklarına ant içti.
Earlier this week Salman vowed to reveal what caused the crane to topple into a courtyard of the Grand Mosque, where hundreds of thousands of Muslims have converged ahead of the hajj pilgrimage later this month.
Eğer Salman bugün yüz yaşındaysa, y kadar yıl içerisinde, Salman yüz seksen artı y eşittir Sal y yılı içerisinde.
If Salman is one hundred years old today, in y years, Salman will be one hundred and eight plus y is equal
Konu ilk kez Suudi prensi Sultan bin Salman bin Abdulaziz Al Saudun STS-51-Gde uçmasıyla
The issue first came up when Sultan bin Salman bin Abdulaziz Al Saud,
Salman Schocken. Fakir, eğitimsiz,
Salman Schocken, who was born into a poor
İlyas Salman ve Erdal Özyağcıların rol aldığı, 1978 yapımı bir komedi filmidir.
İhsan Yüce, İlyas Salman and Erdal Özyağcılar.
tıpkı Salman'' ın 90 yıl önce yaptığı gibi işin sırrı etrafınızı parlak insanlarla çevrelemek.
just like Salman did about 90 years ago, the trick is to surround yourself with brilliant people, because at the end, it's all about people.
Şiyar Salman ve Şiyar Baran ile Nusaybinde Emire Gök.” AS.
Şiyar Salman and Şiyar Baran in Diyarbakır's Nusaybin”. AS/TK.
Big Van Vaderın birinci ve üçüncü saltanatı, Salman Hashimikovun tek saltanatı, Riki Choshunun ilk,
Big Van Vader's first and third reigns, Salman Hashimikov's only reign,
Beni sal, ve onların hepsinin kökünü kazıyayım.
Release me, and I will lay waste to the lot of them.
Ve ona saldıranın Brendan Rowe olmadığını söyledi, kardeşleriymiş.
And he said it wasn't Brendan Rowe who attacked him, it was his brothers.
Size saldıranın o olduğunu nereden biliyorsunuz?
How do you know it was him who attacked you?
Sal dizi için, umudun gerçek ölçüsüydü.
The raft was this real measure of hope for the show.
O zaman sal hazır olduğunda, seni kaptan seçeceğiz.
Then perhaps when the raft is ready, you will select me captain.
Sizce sal ne zaman tersaneyi terketmeye hazır olacak?
When do you think the raft will be ready to leave the shipyard?
Yani Morgan bana size saldıranın ne olduğunu bilmediğini mi söylüyorsun?
So Morgan, you're telling me you don't have a clue what attacked you?
Fakat Vulkanlıların söylemediği şey bize saldıranın ne olduğunu tam olarak bildikleri!
But what Vulcans won't say is they know exactly who attacked us!
Sal iskeleden bir çeyrek mil uzakta konumlandırıldı.
The raft is positioned a quarter of a mile from the dock.
Köpekleri Kim Saldı?'' şarkısı ne zaman çıkmıştı?
When… when was that"Who Let the Dogs Out?" song?
Köpeği sal dışarı.
Let out the dog.
Results: 133, Time: 0.0448

Top dictionary queries

Turkish - English