SARMA in English translation

joint
ortak
eklem
müşterek
esrar
birleşik
ot
ortaklaşa
ortaklık
mekanı
batakhaneyi
rolling
rulo
ekmek
and roll
bir makara
yuvarlan
sar
döndür
dürüm
başlat
at
wrapping
paket
naylon
sargı
ambalaj
şal
sar
sarın
dürüm
paketle
işi
sarma
winding
dolambaçlı
sarma
rüzgarlı
kıvrımlı
wrap
paket
naylon
sargı
ambalaj
şal
sar
sarın
dürüm
paketle
işi
joints
ortak
eklem
müşterek
esrar
birleşik
ot
ortaklaşa
ortaklık
mekanı
batakhaneyi
rolls
rulo
ekmek
and roll
bir makara
yuvarlan
sar
döndür
dürüm
başlat
at
roll
rulo
ekmek
and roll
bir makara
yuvarlan
sar
döndür
dürüm
başlat
at
spliffs

Examples of using Sarma in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ve kirazlı sarma kağıdı?
And those cherry rolling papers?
Şey… biz sadece bir sarma alabilirsek.
Well… if we could just get our, uh, the joint.
Taze şekerli sarma. Bayılır onlara.
Fresh sugar rolls. He loves those.
Sunbae sana sarma yapayım.
Senior, I will make you a wrap.
İki etli sarma lütfen.
Two mutton joints, please.
İki tane sarma kağıdı alabilir miyim?
Can I get, uh, two of the rolling papers, too,?
Pizza sarma? Battaniyeye sarılmış sosis?
Pizza roll? Pig in a blanket?
Hemen bana iki etli sarma ver.
Now give me two mutton joints.
Hayır, daha çok sarma gibi.
No, it's more like a wrap.
Bu sefer ne var? Lahana sarma.
Cabbage rolls. Now what?
Ayrıca dünya sigara sarma şampiyonu.
And she is world champion in rolling cigarettes.
Çünkü tırtıl sarma harikadır.
Because the caterpillar roll is awesome.
Bayılır onlara. Şekerli sarma.
He loves those. sugar rolls.
İki soda, bir paket maytap, üç sarma ve buz parmak.
Three joints, and a bomb pop.- two fountains, a pack of sparklers.
Buharda nilüfer yaprağı sarma.
This is a steamed lotus leaf wrap.
Taze şekerli sarma.
Fresh sugar rolls.
Ben bir pizza sarma alayım.
I will have a pizza roll.
Artık sarma ya da mozorella içeceği yok.
No more wraps or mozzarella sticks.
Emin. Bu sarma değil, önemli olan şeydir.
It's not the wrapping, it's what's inside that counts. Sure.
Yakında sarma yapmayıda öğrenecek.
They will be wrapping up soon.
Results: 118, Time: 0.0524

Sarma in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English