Examples of using Secdeye in Turkish and their translations into English
{-}
-
Ecclesiastic
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Gün gelecek, onların içyüzleri açığa çıkarılacak, secdeye çağrılacaklar; ancak buna güçleri yetmeyecektir.
ın ayetleri okunduğunda, ağlayarak secdeye kapanırlar.
Gün gelecek, onların içyüzleri açığa çıkarılacak, secdeye çağrılacaklar; ancak buna güçleri yetmeyecektir.
büyüklük taslamadan secdeye kapanırlar ve Rablerini hamd
Her gün, gün batımında başını secdeye koyup doğuya doğru dua ediyormuşsun, doğru mu?
O gün işler zorlaşır ve secdeye davet edilirler. Fakat güç yetiremezler.
O gün işler zorlaşır ve secdeye davet edilirler. Fakat güç yetiremezler.
O gün işler zorlaşır ve secdeye davet edilirler. Fakat güç yetiremezler.
Gün gelecek, onların içyüzleri açığa çıkarılacak, secdeye çağrılacaklar; ancak buna güçleri yetmeyecektir.
onlar sağlam iken secdeye çağrılmışlardı.
yüzlerini bir zillet kaplar. Onlar sağlam iken de secdeye davet edilirler( fakat secde etmezler) di.
onları işittikleri zaman secdeye varırlar ve büyüklük taslamadan Rablerini yüceltirler.
Ayağın üstünden( örtünün) açılacağı ve onların secdeye çağrılacakları gün, artık güç yetiremezler.
Doğruya ulaştırdığımız ve seçtiğimiz kimselerdir onlar. Kendilerine Rahmanın ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye varırlar.
Onlara Rahman( olan Allah) ın ayetleri okunduğunda, ağlayarak secdeye kapanırlar.
onları işittikleri zaman secdeye varırlar ve büyüklük taslamadan Rablerini yüceltirler.
Ayağın üstünden( örtünün) açılacağı ve onların secdeye çağrılacakları gün, artık güç yetiremezler.
Kitap ehlinden dosdoğru hareket edip ibadetten vazgeçmeyen, geceleri secdeye kapanarak Allahın ayetlerini okuyan bir bölük de var.
Ayağın üstünden( örtünün) açılacağı ve onların secdeye çağrılacakları gün, artık güç yetiremezler.
Sihirbazlar ise secdeye kapandılar.